Resident Evil Türk Açıldı...Artık bu adresteyiz...

Arkadaşlar Resident Evil sitemiz açılmıştır.  Buradaki bilgilerin tamamı siteye aktarılmıştır ve hatta daha fazlasını bile bulabilirsiniz.. Resident Evil ile takıldığınız heryerde orada yardımcı oluyoruz....

 

 

http://residentevilturk.com/

 

 

Tüm Resident Evil severleri bekliyoruz.

Resident Evil Efsanesi( kendi yazım)

www.merlininkazani.com

 

O Bir Efsane

 

Evet arkadaşlar Resident Evil ile hatırlarsınız 1996 yılında tanışmıştık Playstationda. O yıllarda bir çok kişi tarafından diğer oyunların kopyası olarak gösterildi, çekemeyenler tarafından inanılmaz haksız eleştiriler yapıldı. Ama tabiki her zaman iyi olan birşeyin düşmanı çok olur ve Resident Evil ilk çıktığında bile bu kadar uğraşıldıysa yakında bir efsane olacağı kesindi.

 

Resident Evil o ilk çıktığı günlerde müthiş bir başarı yakaladı ve Dünya'da adeta olay oyun oldu.

Oyunu oynayan kişi etkisinden kolay kolay  kurtulamıyor, şöyle bir hafta evde yalnız kalamıyordu. Tabiki  bu işin biraz şaka kısmı... Ama oyunu oynayıpta korkmadım yada ürkmedim diyen varsa bilinki gözümüzün içine baka baka yalan söylüyor.

 

Geçelim oyunun nasıl yükseldiğine ve efsana hale geldiğine.

 Yani şu işin gerçeğiki, Dünya'da oyunla biraz alakası olan bir insana sorsanız, "Resident Evil oyununu biliyormusun?" diye bilmemesi imkansız gibi bir şey.

 

Capcom Resident Evil'den belkide bu kadar bir başarı beklemiyordu, ilk oyun o kadar başarı sağladı ve hayran kitlesi oluştuki oyunun devamını beklemeye başladı herkes. Nasıl başarılı olmasınki. İnsanı oynarken öylesine geriyorduki. Capcom  biraz hazırlıksız yakalanmış olsada 2. oyunun da çıkması gecikmedi ve Resident Evil 2'de piyasaya çıktı. Evet  bu oyunda müthiş bir başarıyı devam ettirdi ve artık Resident Evil yavaş yavaş oyun Dünyasının aranılan oyunu olmayı başardı ve burdaki yerini iyice sağlamlaştırdı..

 

Arkadaşlar bir çok kimse Resident Evil 2'yi daha bitirmemişken Capcom Resident Evil 3  Nemesis oyununu piyasaya sürdü ve bu oyun ilerde bir çok kişi tarafından serinin en iyi oyunu ve Nemesis'de bütün oyunlara gelmiş geçmiş en iyi bosslardan biri olarak gösterildi. Ama birde  Jill Valentine vardı ki  herkesin beğenisini kazanan, hala zihinlerimizde kazılı duruyor.. Bu oyundaki Raccoon sokaklarıda müthişti. İçimden orada oturmakta geçmedi değil yani. Resident Evil Nemesis  Playstation1'e çıkan son Resident evil oyunuydu.. 

 

 

Survivor Serisi iyi değildi.

 

Bundan sonra Resident Evil yavaş yavaş PS2'ye doğru kaydı. Capcom Sony ile arasını hoş tutmak için Resident Evil in Survivor serisini piyasaya sürdü. Bunların dışında Resident Evil Outbreak ve Resident Evil Outbreak File-2  Raccoon şehrinin değişik yerlerinde geçen oyunlardı ama açıkçasını söylemek gerekirse oyunun Resident Evil ile bir alakası sadece  oyunda zombilerin olmasıydı. Yani biraz hayal kırıklığıydı Resident Evil fanları için. Tabiki ben genele bakarak böyle diyorum Outbreakler için. Benim kişisel düşüncem, kesinlikle oynanması gereken oyunlar ve müthiş zor oyunlar ikiside.Ben ikisinide bitirdim açıkça söyliyeyim, Resident Evil oyunları içinde bitirirken en zorlandığım oyunlar Outbreak'lerdi. Bunun dışında Resident Evil Dead Aim'de pek fazla beğeni kazanmadı.Çünkü oyunun oynanışı ve kamera açıları tam bir faciaydı. Bunların içinde  en çok beğenileni belkide Resident Evil Code Veronica X oyunuydu. En çok beğeniyi bu kazandı. Bunlardan aslında Code Veronica oyununu Outbreak ve Dead Aim'le bir tutmak haksızlık olur. Çünkü Code Veronica gerçekten serinin en iyi oyunlarından biri bence:Serinin ana oyunlarından biride diyeb

liriz... Oyunun senaryosu hakkında bir çok şeyi, bu oyunu oynadıktan sonra anlamamız mümkün.

 

Resident Evil 4 ve Seride Devrim

 

Evet arkadaşlar yıl 2005 ve Resident Evil  çıkalı 9 sene olmuş ve seride 10 larca oyun geride kalmış. Capcom  Resident Evil'in artık klasik salak zombilerden kurtulması gerektiğini düşünmüş olmalıki öyle bir oyun çıkardı ki  herkesi şoka uğrattı. Arkadaşlar Resident Evil 4  seride bir devrimdir. Artık o eski hantal zombilerin yerine elinde baltalı, sopalı,  oklu, makinalı, bombalı ve hatta ilerde roketatarlı ve bizim kadar hızlı müthiş akıllı Las Plagalar var. Oyunun grafik kalitesi zaten başlı başına olay. Bazıları bu kadar değişikliğin anormal olduğunu ve oyunun Resident evil ile alakası olmadığı söylediler, bunları smylüyende ben dahil gerçek Resident Evil fanlarıydı... Bunlarda da büyük doğruluk payı var, çünkü oyun çok geniş alana yayıldığı için eski Resident Evil lerdeki korkuyu gerilimi vermiyordu. Chapterlar, silah modifiyeleri, tüccar bulmacalardakikolaylık vb. şeylerde dahil... Ama diğer taraftan  bu PS2 ve Gamecube  oyunu, bunun nimetlerinden sonuna kadar faydalanmak çok doğru. Birde  üzerinden onlarca oyun geçti ve artık bir değişikliğe ihtiyaç vardı kesinlikle. Bende 96 dan beri Resident Evil kullanıcısı olduğum için Resident Evil 4 gelmiş  geçmiş en iyi oyunlardan biri olarak görüyorum ama eski Resident Evil'lerdeki tadı vermediğide kesin. Bütün Resident Evil fanlarıda ben dahil şiddetle eleştiriyorlar zaten...

 

Ve Resident Evil PS3 de

 

Evet arkadaşlar Resident Evil 4 te  PS2 için çıkan son Resident Evil. oyunuydu.  Capcom Resident Evil 5 oyununu haklı olarak  PS3  ve Xbox360'a çıkarmaya karar verdi. Ve yayınlanan videoda ve resimlerdede gördükki, müthiş bir Resident Evil oyunu daha geliyor. Artık ne diyelim; Resident Evil uzun süre daha devam edeceğe benzer ve inşallahta böyle olur . Yazımın sonlarında şunuda  hatırlatayım, Resident Evil birde beyazperdeye aktarıldı ve oradada tarihteki yerini aldı. Arkadaşlar artık Resident Evil 5'i sabırsızlıkla bekliyoruz ve Capcom u böyle bir oyunu hayatımıza soktuğu için bütün kalbimle kutluyorum.

 

Son Sözlerim

 

Son söz olarak, umarım arkadaşlar güzel bir yazı olmuştur ve okuyanların hoşuna gitmiştir. Herkese bol zombili günler diliyorum...

 

Efsaneler ölmez diyorum ve Resident Evil ölürse zaten zombileşir onun için ölmemesi dileğiyle...

 

 

NOT:Arkadaşlar ben bir Playstation kullanıcı olduğum için yazıyı Playstation a göre yazdım ama bu yazıda bulunmayan Resident Evil in diğer bir çok oyunu  başka konsollarada çıktı ama  bütün oyunları Playstation a  çıktığı için ben yazımı buna göre yazdım.Zaten hangi oyun hangi platforma çıkmıştı bununda incelemesini yazmıştım..Resident Evil Zero sadece Gamecube e çıktı örneğin..

Konsol Wars (ps3-wii-xbox 360)-(kendi yazım)

Konsol Savaşları (ps3-wii-xbox 360)

Hani sinema tarihine geçmiş bir yapım vardı adı neydi tamam şimdi hatırladım; Starwars.

Yani Türkçesi yıldız savaşları.Konu ile olan alakası ise isim benzerliği sadece.Evet arkadaşlar  2007 nin ilk günlerini geçirdiğimiz şu anlarda  ortalıkta müthiş bir konsol savaşları var.Yani filmi çekilse star wars  filmine açık ara geride bırakır bence.neyse geçeyim konuya.

 

Hatırlarsınız birçoğumuz  konsol hayatına  sony nin o harika oyuncağı playstation1 ile başladık.Yani ateriden ,  segadan sonra birçoğumuz için müthiş bir aletti.Hatırlasanıza  o ilk  ps1 oynadığınız günleri.Hangimiz başından kalkabiliyordu.Tuvalete bile gitmiyorduk  saatlerce,yemek bile yemiyorduk onun başındayken.Yani  böyle bir tutkuydu işte playstation  bizler için.

 

Derken  yavaş yavaş  ps1 eskimeye başladı  artık eskisi kadar cezbetmiyordu.Ama sony  bizim sıkıldığımızı  anlamış olmalıki hemen ps2 çalışmalarına başladı ve çok geçmeden  ps2 yi çıkardı.Sony  bu pazarda müthiş bir kar ediyordu.Ama kullanıcılarını oyuna doyuyarak  bunu fazlası ile hak ediyordu.Ps2 müthiş bir satış grafiği tutturunca tabii kide bunu çekemeyenler yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı.Ps2 kullanıcılarana gelince onlar ilk başlarda bu çekişmeden  pek fazla  ürkmüyorlardı ama  yavaş yavaş rakipler sony ile mücadele  içerisine girmeye başladılar.Ama hiçbirzaman sony kadar ileriye gidemezlerdi.

 

 

Playstation3  çıktı mertlik bozuldu…

 

Evet arkadaşlar gelelim günümüze…

Sony nin playstation la yakaladığı müthiş başarı  grafiği tabiî kide playstation3 ile ulaşılamaz seviyeye gelecekti.Bunu engellemek için  sinsi sinsi çalışanlarda  vardı tabii ki.

Sony ye rakip olacağını zanneden Microsoft ilk önce X Box oyun konsolunu daha sonrada ps3 e karşı geliştirerek X Box 360 ı piyasaya sürdü.Sony nin tek rakibi tabiî kide Microsoft değildi.Diğer bir rakip ise Nintendoydu.

Nintendo ilk önce Gamecube  daha sonrada  ilginç bir konsol olan Wii yi piyasaya sürdü.Wii fiyatınız ucuz olması kimseyi kandırmasın yinede playstation3 ile boy ölçüşemez.

 

Gelelim Nintendo ve Microsoft un sonunun ne olacağına .Bence  Nintendo  zaten ps3 ile kesinlikle baş edemez ama  Microsoft  konsoluyla  sony nin bazı yollarını tıkayabilir.Ama  yinede Ps3 ile  kimse baş edemicek bana  göre.Bunlar tabiî kide benim görüşlerim ve playstationu bu kadar övmemde  normal sonuçta bende bir playstation hastasıyım.Lütfen şunu unutmayalım herkesin görüşüne saygılı olalım.Belki wii ve xbox 360 kullanıcıları bu yazıyı okuduktan sonra bana çok kızacak ama  gerçekler acıdır ve bunlarda gerçekler.

 

Evet son söz olarak; çocukluğumuzdan beri bizi o harika konsolu (playstation)  ile  çok eğlendiren ve müthiş zaman geçirmemizi sağlayan sony ye teşekkür ederek  yazımı noktalıyorum..

 

FOREVER  PLAYSTATİON

 

NOT: Bu yazı www.playstationturk.com  için yazılmıştır...

 

Resident evil inceleme (genel)

Not: Bu yazı www.oyunsitesi.gen.tr adresinden alınmıştır.

 

Tekrar merhaba sevgili okurlar,

     Okul nedeni ile yazım biraz gecikti ama yine de oyun tanıtımımı size ulaştırmış olmaktan mutluluk duyuyorum. Bu seferki yazımda C-RPG oyunlarından biraz olsun sıyrılıp dünyada sağlam bir satış grafiği çizmiş horror action-adventure oyunu Resident Evil’i tanıtmaya karar verdim. Capcom firması tarafından piyasaya sürülen Resident Evil, korkunun, vahşetin ve şiddetin sınırlarını bir hayli zorluyor. Bilgisayar dünyasında bu da biraz yabancı olduğundan, insanlar tarafından ilgi ile karşılanıyor. İlk çıktığında oyunda 18 yaş sınırı vardı. Halktan tepki gelince, yaş sınırı olmaksızın oynanabilmesi için üç ayrı versiyonu piyasaya sürüldü. Şimdi bu versiyonları bir gözden geçirelim.

Europe Edition:
Yaş sınırı olmayan, vahşet ve kan içeren bütün sahnelerin kaldırılmış olduğu versiyon. Aşırı vahşet ve kan çocuk psikolojisini olumsuz yönde etkileyeceğinden, böyle bir yönteme başvurulmuş. Malum ya yaş sınırı yok.

Japan Edition:
Orjinal, %100 saf vahşet içeren, sansürsüz versiyon. Ve tabii ki 18 yaş sınırı ile. Japonlar oyunun bu versiyonu ile insanların yüreklerini ağızlarına getirmeyi iyi becermişler.

Collector’s Edition:
Kan ve vahşetin belli bir düzeye kadar izlenebilmesini mümkün kılan versiyon.Yine sahneler kesilmiş, ama vahşet meraklıları için bir kaç sahne bırakılmış. Oyunun Japon ve Avrupa versiyonu arasında birşey.

     Tabii ki bu versiyonlar sadece PlayStation için geçerli. PC sözkonusu olduğunda, mevcudiyette bulunan tek versiyon “collector’s edition”. Fakat hangi versiyon olursa olsun, oyunu oynarken bayağı bir tırsıyorsunuz. Hele kendinizi oyunun atmosferine kaptırdığınızda ne hale geleceğinizi bir allah bilir.

     Şimdi oyunun konusunu size kısaca bir anlatayım:

     Yönetimdekiler ne yapacağını şaşırmış durumda. Bütün gazeteler, köşkün etrafında gerçekleşen esrarengiz ölümleri konuşuyor. Bunun üzerine yönetim, köşke bir araştırma takımı göstermeyi uygun görüyor. Fakat yollanılan takımdan bir haber alınamayınca korku ve dehşet daha da artıyor. Sonra daha profesyonel S.T.A.R.S. adında bir araştırma takımı kuruluyor ve köşke yollanıyor. Siz de bu takımdansınız. Köşkün bahçesinde araştırma yaparken bir çift azgın doberman’ın saldırısına uğruyorsunuz. Takımınızdan bir kişi dobermanlara yem oluyor. Neye uğradığınızı şaşırıyorsunuz. Ama ne düşünecek vakit var, ne de boşa harcanacak.

     Hemen köşke doğru koşuyorsunuz takımınızla. Islak ve kaygan otların arasından büyük bir korku ile ilerliyorsunuz. Arkanıza bakmak istiyorsunuz, ama nafile. Korkudan gözünüz sadece gittiğiniz yeri görüyor. Sonunda takım arkadaşlarınızla köşke ulaşıyorsunuz. Artık dobermanlar dışarıda, siz ise içeridesiniz. Ama nedense kendinizi yine de güvende hissetmiyorsunuz. İçinizde bir korku var, gün ışığına çıkmayı bekleyen, gitmek bilmeyen bir korku...

     Arkadaşlarınızla aranızda geçen ufak sohbetten sonra evden çıkış yolunu bulmak amacıyla evi araştırmaya koyuluyorsunuz. Fakat ev içinde yaşadığınız her saniye, sizi çıkış kapısı arayışından uzaklaştırıyor. Öyle bir zaman geliyor ki tek bir şey için çırpınıyorsunuz, yaşamınız için...

     Dertler peşinizi bırakmıyor. Delirecek durumdasınız. O yaratıklar, köpekler, dev yılan... hepsi gitmek bilmiyor kafanızın içinden. Yiyip bitiriyor sizi ve ruhunuzu yavaş yavaş. İçinizdeki yaşama isteği, yerini yavaş yavaş umutsuzluğa bırakıyor. Ama yine de bir umut ışığı içerisinde araştırmalarınıza devam ediyorsunuz. Elde ettiğiniz günlükler, mektuplar, notlar ve belgeler size bir şeyi açık ve seçik olarak gösteriyor, tam bir çılgınlığın ortasındasınız.

     Tyrant. Köşkün rahmetli sahibi ve deli bir biyoloji profesörü tarafından bulunmuş bir virüs. En azından öyle yazıyor elinizdeki belgelerde. İnsanları düşünmekten aciz hale getiren, yani birer zombi haline getiren öldürücü virüs. Savaşlarda kullanılmak üzere tasarlanmış askeri bir proje. Savaşlarda oraya buraya kaçışan askerlerin yerine, değil ölmeyi, hiçbir şeyi düşünemeyen askerler yaratarak düşmanlara karşı kullanılmak üzere tasarlanmış canlı. Fakat hesaba katılmayan birşey vardı, onların askerleri, şimdi onlara karşılardı. Ve aslında sizin oraya gönderilme nedeniniz araştırma değil, virüsün köşkten çıkmasını engellemek. Bir deney kobayısınız siz, ölüme terkedilmiş, kendi ve takım arkadaşlarından başka güvenebileceği kimsesi olmayan bir deney kobayı. Ama işin acı tarafı, siz daha ne olduğunuzu bile bilmiyorsunuz.

     Olan bitenleri öğrenmek içinize daha da büyük bir korku serpiyor. Ve umutsuzluk içindesiniz. Fakat biliyorsunuz ki, umutsuzluk, zayıfların işidir. Ve köşkün karanlık ve korku dolu odalarını dolaşarak çıkış yolunu bulmaya çalışıyorsunuz, tüm umutsuzlukları bir kenara bırakarak...

 

Oyunun konusu böyle. Elimden geldiğince içine sokmaya çalıştım sizi. Capcom, Resident Evil ile çoğu action-adventure oyuncularını korkunun görülmemiş yüzleri ile tanıştırıyor. Korkuyu iliklerinizde hissediyorsunuz, oyunu bırakmak istiyorsunuz. Daha fazla korkmak istemiyorsunuz. Fakat içinizdeki “sonra neler olacak acaba?” sorusu merakınızı daha da çok arttırıyor. Ve oyunu bırakamıyorsunuz. Oyun çok akıcı. İnsanı sürükleyip götürüyor. Senaryo da bence bir horror oyunu için bayağı orjinal. Bu oyun ile klasik korku hikayelerinin kalıplarından çıkılmış ve çok daha real-time’a hitap eden bir kalıba girilmiş.

     Tabii oyunun oynandığı ortamı buna göre ayarlamak, oyundan alacağınız zevki, korkuyu, hissi daha da bir arttıracaktır. Hafif loş bir ışık, sessiz ve boş bir ev oyunun korkutucu atmoferine kaptırmaya yeteli olacağını düşünüyorum. Çünkü insanın o korkuyu hissetmesi için, oyun ile bir olması gereklidir. Ve bunun için de gerekli materyalin %50' si ortamdan oluşur. En azından ben bu görüşü savunuyorum. Bir deneyin, eminim çok seveceksiniz. Pardon,yanlış tabir kullandım...

KORKACAKSINIZ!!!

     Oyunda iki karakter seçebiliyorsunuz. Kadın ve Erkek. Karakterlerin isimlerini yazma gereği duymadım çünkü yazsam da pek bir şey çağrıştırmayacak. İki cinsiyet seçebilirsiniz. Kadını seçerseniz, oyunun bitiş demosu kadın karaktere göre uyarlanmış ve ayrıca oyun boyunca erkeğe nazaran daha çok kurşun ve silah buluyorsunuz. Erkekte de silah kıtlığı çekiyorsunuz. Fakat çeşitlilik daha fazla. Bir nevi Easy-Hard seçeneği olduğunu düşünün. Kadın Easy, Erkek ise Hard. Fakat oyunun oynanışı aynı, ve kadınla da erkekle de yapacaklarınız aynı. Sadece kadında bir kaç kapı açık, erkekte ise kilitli. Dediğim gibi, bir çeşit easy hard olayı...

     Hazır açıklamaya başlamışken oyunun puzzlelarını anlatmadan geçemeyeceğim. Oyunun puzzleları yerine göre çok kolay, ama zaman geliyor o kadar zorlaşıyor ki, artık delirmeye falan başlıyorsunuz. Ama gene de puzzleların hiçbiri çözülemeyecek değil. Bu sadece sizin düşünmenize ve zekanıza kalmış.

     Biraz da grafiklere göz gezdirelim. Grafiklerde polygon kullanılmış. Yaratıklar, karakterler, NPCler, Ortamlar ve daha bir çok şey bayağı ayrıntılı. Bahçedeki ağaçlar, su gibi öğeler 2 boyutlu olsa da bu pek büyük bir eksik değil. Oyunda yaratılmış mekan muhteşem. Köşk perili ev havasında değil, modern bir köşk. Fakat iç dizaynı hafif mistik. İçeriye bir göz attığınız zaman dekoru yapanın antika meraklısı bir tip olduğunu zaten anlıyorsunuz. Fon müziği olarak da klasik müzik tercih edilmiş. Bence de çok güzel bir tercih. İnsanın tüylerini ürpetmeyi iyi beceriyorlar çünkü. Yani, oyunun sadece müziklerini bir dinleyin, ister istemez içinize bir ürperti çöküyor.

      Gelelim oyunumuzun kritiklerine. Yukarıda da belirttiğim gibi, oyunun puzzleları yer geliyor çok zorlaşıyor. Bu da insanı oyundan soğutuyor tabii ki. Bir çok kere ölüp ölüp load ediyorsunuz, ama yine de puzzle'ı bulamıyorsunuz. Hep yerinizde saymaktan sıkılıyorsunuz normal olarak. Eğer bu sıkıntınızla başa çıkabiliyorsanız, oyunu bitirebilirsiniz. Yok eğer çıkamazsanız, oyun orada kalır, ve devamını hiçbir zaman bilemezsiniz. Bildikleriniz ise sadece duyduklarınızla sınırlıdır. Ben bu oyunda takıldığım yerlerde internetten çözümlerini bulmuştum ne yalan söyleyeyim. Fakat bulduktan sonra da devamı geldi, ve oyun çok sıkıcı oldu. O yüzden siz siz olun, sakın oyunların çözümlerine bakmayın. Oyun berbat oluyor.

      Oyun hakkında anlatacaklarım bu kadar. Bu oyun, 3-4 sene olmasına rağmen hala insanlar tarafından konuşuluyorsa, klasiklerin arasına konulmayı hakediyor demektir.

Daha nice yazılarda buluşmak üzere sevgili okurlar...

 

Kaynak: www.oyunsitesi.gen.tr