14/3/2007
Resident Evil Makaleler Karışık 9. Bölüm
NOT: Bu yazıların yani makalelerin hepsi www.merlininkazani.com dan alınmıştır..Bütün hakları www.merlininkazani.com a aittir..
R.P.D Raccoon Polis Departmanı
Aslında Raccoon karakolunun olduğu bina Raccoon şehri’nin Övündüğü bir sanat müzesiydi.Bina 1980’lerin sonunda yerel hükümet tarafından satın alındı,geniş park alanı ve Raccoon şehrine yakınlığı sebebi ile Raccoon Polis Departmanı’nın hizmetine sunuldu.
Binadaki çoğu sanat eserinin yerinin değiştirilmiş ya da kaldırılmış olmasına rağmen,bir sanat ve heykel hastası olan Polis Şefi Brian Irons tarafından tekrardan savurganca dekore edilmiştir.Irons’ın sürekli yenilediği sanat koleksiyonu karakolun depolarının vefasızca kaldırılan eserlerle dolmasına sebep olmuştur.Bina ayrıca kanalizasyon sistemine iki giriş içeriyordu,biri köpek kulübeleri,diğeri ise Şef Irons’ın kendi odasındaki gizli geçitti.İkincisi Umbrella tarafından dizayn edilmiş ve yapılmıştı.Bunun sebebi Irons’ın şirketle olan gizli ilişkilerini daha iyi yapmasını sağlamaktı,böylelikle Umbrella’nın gizli yer altı laboratuvarlarına ulaşım sağlanabiliyordu.
27 Temmuz 1998’de,daha sonra Alfa ekibi tarafından takip edilecek olan,S.T.A.R.S’a bağlı Bravo ekibi Arklay Dağları’ndaki korkunç cinayetleri incelemek için görevlendirildi.Fakat Spencer Konağı olaylarından sonra hayatta kalan S.T.A.R.S üyeleri Chris Redfield liderliğinde Umbrella’nın yaptıkları gizli projeler üzerine kapsamlı bir araştırma başlattı.Böylece Şef Irons olanları inkar etti ,sonradan da S.T.A.R.S takımını dağıtacaktı,çünkü hayatta kalan üyelerin sorgularının onun Umbrella ile olan ilişkilerini ortaya çıkaracağını anlamıştı.Umbrella’nın bir diğer önemli uşağı Belediye Başkanı Michael Warren’la beraber S.T.A.R.S takımının adını ve itibarını lekelediler ve medyanın da desteği ile Arklay olaylarını kapattılar.Irons’ın Umbrella ile ilişkisinden şüphelenen Chris ,şehri şirketin canavarlıklarından kurtarmak için çok geç de olsa medya kaynakları ile şefin kişisel işlerine dair bir araştırma yaptı ki daha sonra bunu Ben Bertolucci de yapacaktı.
S.T.A.R.S
1996’da Belediye Başkanı Michael Warren tarafında kuruldu,bu onun yeniden seçilme projesi olan “Raccoon Şehri İçin Parlak Bir 21. Yüzyıl”ın bir parçasıydı.Şehrin dağlık bir alanda olmasından ve 1980’lerin sonlarından itibaren kayıp olaylarının artmasından dolayı toplum bu konularda eğitilmiş acil durumlarda ve kurtarmalarda görev yapacak silahlı bir birliğin ihtiyacını duymuştu.Böylelikle S.T.A.R.S acil kurtarma durumlarında S.W.A.T örneğindeki gibi görev almaya başladı ,ayrıca ekip farklı çevrelerdeki kurtarma operasyonlarını da idare etmeye başladı.1998’de,mutasyona uğramış bedenler aralıklarla görülmeye başladı,iki ay içinde sayı oldukça artmıştı.Bu olaylar gazetelerdeki şehrin dışında görülen baltayla dolaşan garip tipler haberleri ile birleşince,Irons S.T.A.R.S ekibini yollamak zorunda kaldı.
Seçilmiş Polis Gücü Ekibi (S.P.F)
S.T.A.R.S’ın Irons tarafından dağıtılmasından sonra,Irons halkı kontrol edip sakinleştirmekle görevli ve R.P.D’nin kaybettiği önemli gücü S.T.A.R.S’ın boşluğunu doldurması için S.P.F’yi kurdu.S.P.F ,S.W.A.T tarzı bir ekipti,önceden S.T.A.R.S’ın sahip olduğu yetkilere sahipti,fakat operasyonlarında Umbrella ya da Şef Irons’ın çıkarlarına zarar vermiyorlardı.Ekip R.P.D’nin geri kalan en yetenekli ve bilgili memurlarından oluşuyordu,ayrıca gönüllüler de vardı.Kevin Ryman (Outbreak Serisinden Tanıyoruz) harika bir bulucuydu,gevşek kişiliği ve profesyonel olmayan yapısı S.T.A.R.S’taki başarısızlıklarının sebebiydi ama S.P.F’ye çabucak kabul edilmişti.Ayrıca genç ve yetenekli bir gönüllü olan Leon S. Kennedy de akademi eğitiminin bitince aceleyle R.P.D’ye yollanmıştı ve S.P.F için uygun bulunmuştu.
S.P.F’nin görev yaptığı kısa dönemde,ekip deneyim kazandı,şehirde isyanların gerçekten başladığı anlarda aktif rol aldılar,tehlikeli bölgeleri kapadılar,vatandaşları tahliye ettiler ve tehlikeleri etkisiz hale getirdiler.Yüksek riskli görevleri nedeniyle enfeksiyondan kurtulmuş olmaları mümkün değildir,ve ekibin kendisi de ,Raccoon Şehri “Görev Kod XX”de yok edilirken ,etkili bir biçimde etkisiz hale getirilmiştir.
Resident Evil’in Serilere Göre Hikayesi
Resident Evil Zero
Raccoon Polis Departmanı’nın Özel ekibi olan S.T.A.R.S ‘a bağlı Bravo takımı Arklay dağlarındaki bir takım vahşice işlenen ve çözülemeyen cinayetleri araştırmak için bu bölgeye yollanıyor.Bu önemli görev sırasında Bravo takımının helikopteri motor arızası yüzünden Arklay ormanlarına zorunlu iniş yapıyor ve böylece kendilerini bekleyen tehlikeden habersiz bu maceranın içine atılmış oluyorlar.
Bravo takımının araştırması ormanda başlıyor .Çevrede yapılan araştırmalar ve gözlemler sonucu takım ormanın içinde kaza yapmış bir askeri kamyon buluyor.Kamyonun içinde 3 ölü buluyorlar 2 asker ve 1 memur,yapılan çalışmalar sonrasında bu kamyonun bir mahkum arabası olduğunu anlıyorlar.Eksik olan ne ? bu mahkum arabasında bir kaza sonucu kaçan mahkum Billy Coen,Billy askerdeyken işlemediği bir suçtan dolayı ceza almış ve cezasını çekmesi için hapishaneye yollanan bir Deniz Piyadesidir.Bravo takımıda artık hem cinayetleri araştırıcak hemde Billy Coen’in peşine düşecektir.
Bravo takımının en genç ve bayan üyesi olan Rebecca Chambers daha 18 yaşındaydı ve ekibiyle ilk defa böyle bir göreve çıkıyordu,oda diğer ekip arkadaşlarıyla birlikte ormanın içine dağılarak kendilerine verilen görevi uygulamaya koyup araştırmaya başladılar.Rebacca ormanın içindeki araştırmalarını arttırıp deliller aramaya başladı,kısa bir süre sonra Umbrella şirketine ait lüks bir trene rastladı, bu tren yolda durmuş ve sanki terkedilmiş bir biçimde bırakılmıştı.Rebecca bazı ipuçları bulmak için bu trene binmeye karar verdi. İşte bu andan itibaren Resident Evil Zero seriside Rebecca’nın trene binmesiyle başlamış oluyor.
Resident Evil 1
Arklay dağlarında yaşanan vahşi cinayetlerden sonra , Raccoon Polis karakoluna gelen şikayetler de iyice artınca Raccoon Belediye başkanı Michael Warren Raccoon Polis karakolunda görev yapan iyi polislerden bir ekip kurarak bu ekibe S.T.A.R.S adını koydu.Artık bu olaylar üzerinde resmi ve derinlemesine bir araştırma yapmanın zamanı gelmişti.
R.P.D’ye bağlı özel ekip S.T.A.R.S yani özel taktik ve kurtarma ekibi bu bölgede yaşanan cinayetleri çözmek ve araştırmak için Arklay dağlarına yollandı,ilk gönderilen takım Bravo takımıydı .Bravo takımı bölgeye gönderildikten sonra ekipten S.O.S sinyalleri alındı,gelen yardım sinyallerinden sonra Bravo takımından bir daha haber alınamadı.Devreye S.T.A.R.S’ın 1. ekibi olan Alfa Takımı girdi.Alfa takımı ,Bravo takımını bulmak için peşlerinden gönderildi.Bu güçlü takım Albert Wesker ,Barry Burton,Chris Redfield,Jill Valentine,Brad Vickers ve Josepf Frost tarafından oluşturulmuştu,ekip bölgeye vardığında geniş kapsamlı bir araştırılma başlatıldı.
Alfa takımı , Arklay ormanlarında yaptıkları arama çalışmaları sırasında ,Bravo takımının helikopter enkazına rastladılar.Enkazın yanında Bravo takımının pilotunun cesediyle karşılaştılar korkunç bir şekilde parçalanmıştı.Yapılan araştırmalar artık iyice derinlemeye başladı hızlı ve çabuk bir şekilde Bravo takımındaki arkadaşlarını orman içinde aramaya başladılar.Bu esnada kendi ekiplerinden Joseph’in orman içinde (Cerberus )Zombi köpekler tarafından vahşlice öldürülmesine şahit oldular.Zombi köpekler onları görünce Joseph’in parçalanmış cesedini bırakıp kalan üyelere saldırmaya başladı.
Alfa takımının geriye kalan sağ üyeleri bu yaşadıkları korkunç olaydan sonra panikleyip kaçmaya başladılar.Bu ani saldırı sırasında en çok panikleyen takımın pilotu olan Brad Vickers oldu ,Brad ekip arkadaşlarını almadan helikopteriyle o bölgeden ayrıldı.Böylece ormanın içinde köpekler ve ekip arasında bir kovalamaca başladı.Sonunda Alfa üyeleri ormanın içinde bulunan Spencer konağını gördüler ve bu binaya sığınmaya karar verdiler.Başka çareleri yoktu bu korkunç köpeklerden kendilerini kurtarmak zorundaydılar bir nebze bile olsa bu konak onlara saklanmları için iyi bir sığınak olucaktı.Ama onları bekleyen büyük süprizler vardı bu konakta ,işte bu andan itibaren Resident Evil 1 seriside bu konağa girdikleri andan itibaren başlamış oluyor...
Resident Evil Code Veronika (Dev Solucan)
Veronika serisinde karşımıza çıkan düşmanlardan birisi daha dev solucandır.Bu yaratığın bu duruma gelmesi iki sebeple açıklanabilir.Birinci sebep ,T-Virüsünün Umbrella şirketi tarafından böcekler üzerinde çalışmaları sayesinde gelişen ve canavarlaşan bir biyolojik silah yaratmasıdır.Bu çalışmalardan her hayvan nasibini aldığı gibi böcek türleri üzerinde de çalışmalar yapıldı,bu çalışmalara solucanlarda dahil olmuştur.İkinci sebep,Yapılan o kadar deneyler ve araştırmalar sonucu kimyasal artıkların sağa sola saçılmasından sonra bu dev yaratığında doğmuş olabileceğinden bahsediliyor.Kısaca bu dev silah yanlışlıkla ve tesadüf eseride ortaya çıkmış olabilir.
Bu solucanın dış kabuğunda inanılmaz yüksek ölçüde his titreşimlerini çok çabuk şekilde algılıyabilen bir yapısı vardır.Genellikle toprağın altında dolaşır ve bu titreşim kabiliyeti sayesinde toprak üstünde dolaşan avlarını hisseder avını avlamak için toprak üstüne çıkar ve onu ani bir hareketle kapıp midesine indirir.Boyu yaklaşık 20 metre civarındadır.Çoğunlukla yer altında hareket ettiğinde küçük sarsılmalara sebep olur.Onun yüzeye çıkıp avlanmak istediğinide bu sarsıntılar sayesinde de anlayabilirsiniz,Yaratığın en zayıf noktası başıdır,yüzeye çıkıp size saldırmaya başladığında elinizde bulunan en ağır silahlarla başını hedef seçmeniz en doğrusu olucaktır.
Resident Evil 2 – Code Veronika – 4 ( Hunk )
1996 yılında Rockfort Adası’ndaki eğitim tesislerinde eğitim görmüştür.Burada U.S.S görevlileri B.O.W ve diğer biyolojik tehlikelere karşı koymak üzere eğitilip uzmanlaştırılıyorlardı.Paralı askerlik kariyerine başladığında,bir çok önemli operasyonu tamamlamıştı,böylelikle ekibinin tek hayatta kalan elemanı olmuştur.Hayatta kalma yetenekleri sebebi ile(ekip arkadaşlarının tam tersine)ekip arkadaşları tarafından “Bay Ölüm” takma adı verilmiştir.Ayrıca Umbrella Biyolojik tehlikeye Karşı tedbir Servisi’nden U.B.C.S (Umbrella’nın diğer bir özel görev kuvveti) adı şaibeli olaylara karışan paralı asker Nicholai Ginovaef ile bir rekabete girmiştir.Bunun sebebi hangi özel kuvvetin daha iyi olabileceğini kanıtlamaktır.
Eylül 1998’de Hunk ,U.S.S Alfa Ekibi’nde Christine Henri’nin(Umbrella’nın Fransa’daki R&D Tesisi’nin Baş Müdürü) emrine verilmiştir.Görev,Raccoon Şehri’ndeki yer altı laboratuvarlarına sızmak ve Umbrella şirketinin kontrolünden tamamen çıkan hain bilim adamı William Birkin’e suikast düzenlemektir.Fakat görev ,Birkin’in G-Virüsünü kendine enjekte etmesi ve mutasyona uğrayarak bir yaratığa dönüşmesi ile tam bir fiyasko oldu.Alfa Ekibi’nin büyük kısmı yok oldu ve T-Virüsü şehir suyuna karıştı.Hunk çatışmadan kurtulmayı başardı ve G-Virüs’ün bir örneğini ele geçirdi.Şehrin lağımlarından ve polis karakolundan kaçarken bir yığın mutanta uğramış yaratıkla karşılaştı,sonunda çatıdaki kurtarma helikopterine ulaşmayı başardı.Sonrasında,Fransa’nın Loire bölgesine götürüldü,burada amirlerine G-Virüsünün örneğini verecekti.
Raccoon Şehri’ndeki görevinden sonra,bir başka önemli görevde takımıyla birlikte Rocfort Adası’na bir B.O.W kapsülü götürdüler.Adanın komutanı Alfred Ashford’a karşı yüksek bir saygısı olmasına karşın,raporunda Ashford’un gizli politikalarını anlatarak onun hakkında olumsuz eleştiriler yönünde şirkete bilgiler sundu.Ashford B.O.W kapsülünün içeriğini açıklamayı reddediyordu.(deneysel bir Tyrant modeli)
Umbrella’nın hükümet tarafından kapatılmasından sonra, Hunk’ın nerelerde olduğu bilinmemektedir,buna rağmen hala kiralık bir paralı asker olarak çalıştığına inanılmaktadır….
Resident Evil 4 ( Dr. Salvador )
Davetsiz misafirleri testeresi ile kovalayan,bir iş önlüğü ve patates çuvalına benzer maske takan bir Ganado’dur.Yaratılmasında iki karakterin etkisi oldukça fazladır,biri Jason Voorhees(13.Cuma’nın ikinci bölümünde çuval benzeri maske takan ve darbelere karşı oldukça dayanıklı kişi) ve Leatherface(testere kullanan).Oldukça dayanıklıdır ve tek bir saldırı ile kurbanın kafasını kesmekte uzmandır
Diğer Ganadoların tersine ,Dr. Salvador’un bedeni öldürüldükten sonra yok olmaz,tıpkı Salazar’ın kalesinde bazı Zealot liderlerinin bedenleri gibi.Karşımıza ilk kez “Pueblo” kasabasında çıkar(eğer oyuncu talihsizce, normal bir olayı tetiklerse), ikinci karşılaşma ise Şef Mendez’in evinin dışındadır.Salvador ve ona benzeyen diğer bir Ganado(biraz daha kısa boylu,düğmeli sarımsı beyaz gömlek üzerine ,düğmesiz gri ceket giyen ve başında kanlı bir torba olan) Salazar’ın kalesinin altındaki madende de görülür.Sonrasında maden vagonlarında tekrar ortaya çıkarlar ve buradan sonra bir daha görülmezler.Dr. Salvador’un en güçlü silahlara bile dayanıklı olması dikkati çeker,oyunda bir çok isimle özdeşleşmiştir.(fanlar tarafından Mr. Salvador ya da Dr. Salvador X olarak biliniyor) “The Mercenaries” mini oyununda “Waterworld” bölümünde alt boss olarak görülür(yenilmez değildir öldürülebilir),iki taraflı bir testere taşımaktadır,kafa koparmada uzmandır,ve değişik kahkahası “You are dead(sen ölüsün)” sesi eşliğinde verilir.
( Bella Kızkardeşler )
Yüzlerini kaplayan bandajlar takan ve testere kullanan iki kadın Ganadodurlar.İki farklı kadın tipi gibi görülürler,ama ikiside bandajlı olarak.Ayrıca testereleri ile daha az etkili oldukları söylenebilir,halbuki acımasızca saldırırlar fakat güç topladıktan sonra sadece bir saldırı yapabilirler.
Resident Evil 4 Salazar Kalesi
Kalenin inşası sırasında,kalenin bir tarafından ,diğer tarafına geçilen bir çok geçit gizlice yapılmıştı.Ayrıca ölüm tuzakları da ,davetsiz misafirlerin kaleyi canlı terk etmesini engellemek için yapılmıştı.Kalenin ortasında bulunan büyük ve geniş meydanda garip yaratıklar ve mutantlar tarafından sıkı bir şekilde korunuyordu.Kale; labirent şeklinde bir bahçe,kalenin büyük bölümleri arasında ulaşımı sağlayan ray sistemi,karanlık bir bodrum,yeraltında bir maden alanı,yerüstünde bir çok oda ve en sonunda Ramon Salazar ile savaştığımız kuleyi içeriyordu.
2004’de,ABD ajanı Leon S. Kennedy ,başkanın kaçırılan kızı,Ashley Graham’ı kurtarmak için,İspanya olduğuna inanılan İspanyolca konuşulan terkedilmiş bir kasabaya yollandı.Leon ve Ashley kasabadan kaçarken kalede saklanmaya karar verdiler.Kısa zamanda bunun bir hata olduğunu anladılar.Zealotlar(Los İlluminados’un Las Plagas,”The Plagues”in İspanyolcası, ile etkilenmiş dini üyeleri) tarafından saldırıya uğradılar.Leon ve Ashley kalenin tuzaklarından biri tarafından ayrıldığı sırada,Leon kanalizasyonda Osmund Saddler’ın yarattığı Novistador diye isimlendirdiği,böcek benzeri yaratıklar,ve ayrıca Colmillo,Garrador,Verduga,Armadura gibi garip yaratıklarla karşılaştı.Ramon tarafından kontrol edildikleri belli olan her çeşit yaratığın saldırısına uğradı.Burası,Luis Sera’nın Saddler’ın ellerinde talihsiz ölümünün gerçekleştiği yerdir.Leon,hem Las Plagas’ın hem de Los Illuminados’un tarihini öğrenir;Ramon, sahip olarak gücü eline geçirince,saklı Plagas’ı gün ışığına çıkarmak, onları serbest bırakmak,tarikatı yeniden canlandırmak için her türlü çabayı göstermiştir..
Resident Evil 4 ( Los Ganadolar )
Los Ganadolar(İspanyolca’da sığırlar,ya da kazanmışlar anlamı manasınada gelebilir. ) oyundaki birinci düşmanlardır ve önceki oyunlardaki zombilerin görevini üstlenmişlerdir.Düşünce gücünü kontrol eden Las Plagas paraziti tarafında enfekte olmuş,dağlık bölgenin yerlileridirler.Ganadolar normal insanlara benzerler,tek farkları kolayca ayırt edilebilen kırmızımsı gözleridir.
Ganadolar önceki Resident Evil oyunlarındaki zombilerden fazlasıyla tehlikelidirler.Sadece daha zeki,daha hızlı,daha güçlü olmalarıyla değil,ayrıca kırmızımsı gözleri gibi birkaç özellikleri hariç, normal bir insanı da taklit edebilmektedirler.Plagas paraziti ile enfekte olan kişiler,kraliçe yumurtanın kontrolündeki kişi tarafından bilinmeyen sebeplerle kontrol edilebilirler.Ada,bir raporunda,kraliçenin yüksek ses dalgaları ile ,köpek düdüklerindeki prensip gibi,kontrolü sağlayabileceğinin mümkün olduğundan bahsetmiştir.Ganadoların kaderlerinin farkında olup olmadıkları,yabancılara karşı iletişim kuramamaları sebebiyle bilinmemektedir.
Oyunda üç tip Ganado vardır(görünme sıralarına göre):Köylüler,Zealotlar(tarikat üyeleri) ve Askerler.
Resident Evil 4 ( U 3 )
U 3 (Saddler’ın deyimiyle “o”),sürüngen,böcek ve insan genlerinin tek bir organizmada birleştirilmesi ile meydana getirilmiş bir yaratıktır.Avının peşinden eşsiz bir çeviklik ile gider.Leon ada yerleşimindeki yer altı madenlerini araştırırken,Saddler U 3 ‘ü onu öldürmesi için göndermiştir.U 3 iki aşamada savaşmaktadır.Önce sentor (at insan) tarzı bir yaratık gibi, tek dokunaç tarzı kollu,iki parçalı şişkin bir çene ve oldukça uzun bir dil.Leon’un silahları yaratığı sadece kısa süreli uzaklaştırmaya yarıyordu,böylece asılı bir kafes içindeki nakliye konteynerleri labirentinde daha rahat ilerleyebiliyordu.Bu sırada dev bir kurt şeklindeki Plagas yaratığın arkasından çıkar ve büyük makas gibi çenesiyle saldırır.Dışarı çıkan Plagas, konukçusu olan U 3’ten daha savunmasızdır ve U 3’ün zayıf noktasıdır.Daha sonra,yere ayak bastıklarında,Leon U 3’ü öldürmeyi başarır.Burada U 3’ün yeraltına dalma çevikliğini gösterir ve patlar…
Resident Evil 4 ( Del Lago )
Del Lago (tam karşılığı göle ait,ya da Göl Sakini olarak da çevrilebilir),kasabadaki gölde yaşayan,yirmi metreden daha uzun olan (altmış ayak),dev bir su yaratığıdır.Del Lago,Plagas parazitinin bir semendere yerleştirilmesi ile yaratılmıştır.Yaratık uykusundan,Leon’un gelişinden sonra,Saddler tarafından uyandırılmıştır.Bu yaratık ayrıca Leon’a kasabaya kadar eşlik eden polis memurlarından birinin de cesedini yemiştir.Leon,yaratıkla gölü botla geçmeye çalışırken karşılaşır.Botun çapası tarafından yakalanır,ve Leon’u gölde sürüklemeye başlar.Leon,Del Lago’yla ağzına,sırtına ve yanlarına zıpkınlar atarak savaşır.Yaratık ölüp dibe çökerken,Leon’un bacağı botun halatına takılır ve halat hala Del Lago’nun vücuduna bağlıdır,çabucak ipi keserek serbest kalır ve sualtına çekilip korkunç bir şekilde boğulmaktan kurtulur..
Resident Evil 4 Regenerator ( Yenileyici )
Regeneratorlar Las Plaga ve insan deneklerin kullanılması ile oluşan mutant yaratıklardır:Luis Sera’nın notlarına göre de Saddler’ın deneylerinden ortay çıkan “en belirgin” yaratıklardır.Bir Regenerator’un en belirgin özelliği,geniş ağzı,soluk derisi ve şişkin vücududur.Kayıp vücut parçalarını saniyeler içerisinde yenileyebilen üstün bir metabolizmaları vardır,ayrıca direk darbelere karşı dirençlidirler,fakat vücutlarına yerleşmiş olan ,insan gözünün sadece termal aletlerle görebildiği,sülük tarzı Plagalar olmadan yaşayamazlar.Vücutlarındaki her Plaga yok edildiğinde,Regenerator’un vücudu şişip sarsılmaya başlar.Regenerator ,vücudundaki tüm Plagaları kaybettiğinde,dokular, kontrolsüz hücresel üretim sebebiyle ,büyümeye başlar ve şaşırtıcı bir şekilde patlar,geriye sadece bacakları kalır.
Killer 7 video oyunundaki Heaven Smiles yaratıklarına benzerler,ve benzer karakteristik özellikleri paylaşırlar.Regeneratorlar,hırıltılı ve düzensiz nefesleri ile kolaylıkla duyulabilirler,bu bulundukları yerin kesin bir işaretidir.(Ayrıca oyuncuyu gördüklerinde çıkardıkları değişik bir ses de vardır.Bu bir uyarı olarak algılanabilir). Regeneratorlar,rakiplerini elastik kolları sayesinde kendilerine çekip,geniş ağızları ile saldırdıkları için,ya hiç iskelet sistemlerinin olmadığına ya da çok elastik bir sisteme sahip olduklarına inanılır.Ayrıca bacaklarından biri vurulduğunda yerde normal hareketlerinden daha hızlı bir şekilde sürünme becerisi de gösterirler.Ayrıca bu pozisyondan Leon’a doğru zıplayıp onu ısırabilirler...
Resident Evil Outbreak 2 ( Dev Pireler )
Bu dev pireler de Raccoon şehrinde patlak veren T-Virüsü yüzünden anormal derecede mutasyona uğrayarak büyüdüler. Outbreak serisinde “Underbelly” (Karın) senaryosunda karşımıza çıkıyorlar.Hikayede oynadığımız bölüm yer altında bulunan Metro istasyonu, oyunda en çok görüldükleri ve karşımıza çıktıkları bölüm burası oluyor.Bu büyüyerek canavarlaşan pireler avına hızlı ve ani bir hareketle saldırıp onu yakalıyor ve avının yavaş yavaş kanını emip,ısırma ve ağır pençe saldırılarıyla onu etkisiz hale getiriyordu.Her saldırdığı avının kanlarını emerek mutasyonunda çok evrimli bir şekile dönüşebiliyordu gittikçe büyüyor ve dahada güçleniyordu.Bu dev yaratıklara karşı ağır silahlarımızı kullanıp onları öldürebiliriz....
Resident Evil 3 Grave Digger ( Kazıyıcı )
T-Virüsünün yarattığı akıl almaz yaratıklardan birisi daha ,T-virüsüne yakalanan solucan mutasyona uğrayarak dev boyutlara ulaştı.Çoğunlukla yaşamını yer altında sürdürür,acıktığı zaman yüzeye çıkıp kendisine bir av arar.Avlanırken iç güdülerini kullanır.Uğradığı mutasyon sonucu ağzının etrafında dört tane keskin ve parçalıyıcı dişlere kavuştu, kocaman bir ağzı ve çok güçlü bir çenesi vardır.Genellikle saldırılarını ileriye doğru ve ısırarak yapar.
Bu korkunç dev yaratıkla Jill Valentine hikayede karşılaşıyor.Bir yer altında toprak kayması sonucu aşağıya düştüğü lağım sistemindeki tünellerde,birde mezarlığın içinde,Jill çoğunlukla onu yer altındayken karıştırılmış el bombalarıyla durdurmayı başardı,daha çok asit bombalarıyla,daha sonraki karşılaşmalarında Jill onu gafil avladı ve bulundukları yerdeki küçük gölcüğe onu çekerek elektirik direklerinden birisini bu küçük gölcüğe devirerek dev solucanı elektirik akımına kapılmasını sağlayarak öldürdü...
Resident Evil Zero Ecliptic Express ( Tren )
Umbrella Şirketi tarafından alınıp ,yönetici kadrosu ve önemli kişilerin hizmetinde kullanılan şehirler arası trendir.Tren belli bir yola ya da rotaya bağlı değildi,fakat genellikle şahane bir manzaraya sahip Arklay Ormanları’nın içinden geçiyor ve servisini Raccoon Şehri’nin merkezinde tamamlıyordu.
Ecliptic Express birinci sınıf bir trendi,yolcularını çok konforlu bir mutfak ve lüks içinde taşımak üzere tasarlanmıştı.Tren ve personeli bu görevi yerine getirebilmek için tam teçhizatlıydı, bu lüks tren yolcuları için gerekli her şeye sahipti.
-Lüks bir iç kısım
-Yemek salonu ve bar
-Dört kişisel oda
-Kontrol odası ve arka kısım
-Toplamda altı vagon
23 Temmuz 1998’de,Ecliptic Ekspres Arklay Dağları’ndan geçerken,T-Virüs ile enfekte olmuş etobur sülükler tarafından saldırıya uğradı.Tren kısa sürede devrildi ve içerdeki tüm yolcular,özellikle Umbrella’nın araştırma personeli,ya öldürüldü ya da virüs tarafından enfekte edildi.Bir kaç saat sonra,tren Arklay bölgesinde araştırma yapan Özel Taktik ve Kurtarma Servisi’nin (S.T.A.R.S) Bravo ekibi tarafından bulundu…
Resident Evil 4 (Novistador)
Novistador Los Illuminados’un insan denekler kullanarak yaptığı deneylerden yaratılan böcek benzeri yaratıklardır.Resident Evil 4’de karşımıza çıkarlar ve Resident Evil serilerinin Hunter(Avcı) yaratıklarına eş değerdedirler,gerçekten de öyledir,eğer Leon bir pençe darbesi ile öldürülürse,kafası kopup omuzlarına doğru düşer,bu Hunter’ın işini bitirme işeretidir.İsmi İspanyolca kelimeler No ve Vista(Görünmeyen) ile “dor” son ekinden oluşur.Böylelikle,Novistador ismi “Görünmeyen Yaratık”, fakat tam olarak Görünmeyen olarak çevrilebilir.Bu ismi, dış yüzünün rengini değiştirerek, çıplak gözle görünmez hale gelme yeteneğinden dolayı almıştır.Ayrıca bu ,Ceratopogonidae familyasından küçük ,ısıran “görmeyen” sinek türleri için de kullanılabilir.Oyunda Novistadorların üç tipi vardır.Birinci tip görünmez olma yeteneğine sahiptir,ikinci tip de görünmez olma yeteneğindedir fakat tamamen beyazdır.Oyunda sonraları görülen üçüncü tip ise görünmez olmaz fakat uçabilme yeteneği vardır.Novistadorlar görünmez iken parlayan gözleri(göz renkleri ara ara değişir),durgun suda hareket ederken yaptıkları dalgacıklar,değişmez ağız şapırdatmaları,görülebilir nefesleri(genelde soğuk alanlarda savaştıklarına işarettir) ve yüksek sesli tedirgin edici sesleri ile fark edilebilirler.Novistadorlar bazen ikiden dörde kadar değişen gruplar halinde savaşırlar,sırtlarına bağlı kanatlara sahiptirler.Pençeleri ile saldırırlar ve düşmanlarına asit püskürtürler,eğer ölümcül bir şekilde kullanırlarsa,Leon’un yüzünden geriye sadece kemikler kalır.Leon Novistadorlarla Salazar’ın Kalesi’nin çeşitli bölgelerinde karşılaşır.Uçarken kolayca öldürülebilirler,onlar için herhangi bir darbe ölümcül olabilir…
Resident Evil 4 ( J.J )
7.62 mm’lik M134 Vulcan Minigun taşıyan ve aralıksız ateş eden cüsseli Ganado’dur.Kırmızı bir bere takar ve sağ gözünde “Los Illuminados” sembollü bir göz bandı vardır.Üstün gücünü silahını taşımak ve yakın mesafeden düşmanlarına doğrultmak için kullanır.Dr. Salvador’da olduğu gibi öldürüldükten sonra vücudu yok olmaz.J.J’deki esin kaynağı, Metal Gear Solid’de aynı tarz bir büyük Gatling silahı taşıyan Vulcan Raven olabilir...
Resident Evil 4 (Colmillos)
Colmilloslar(İspanyolca’dan,köpek dişi anlamında) Plaga paraziti verilmiş kurtlardır.Ganadolar için bekçi köpekliği yaparlar.Yani,önceki oyunlardaki ”Cerberus” ya da “Zombi köpekler”e eş değerdirler.Saldırılarında Ganadolar’dan daha kurnaz ve agresiftirler,ayrıca parazitlerinin dokunaçlarıyla da kurbanlarına saldırırlar,ya da sıkıca yakalayıp boğazlarını parçalamaya çalışırlar.Colmilloslar,ikiden dörde değişen gruplar halinde avlanırlar.Muhtemelen,John Carpenter’ın Thing(Şey) adlı filmindeki,sonradan sırtından çıkan dokunaçlarla da görülen,Alaska kurt köpeğinden (husky) esinlenilmiştir.
MUTASYON 2
SOMATİK MUTASYON
Genler ya da kromozomlar, ya somatik ya da germinal dokuda mutasyona uğrarlar.Gelişen somatik dokunun
bir tek hücresinde eğer (somatik) bir mutasyon olursa bu öncül mutant hücreden bir popülasyon gelişebilir.Bir öncül hücreden eşeysiz olarak türeyen benzer hücreler topluluğu bir klondur.Mutasyon,gelişimin ne kadar erken evresinde olursa,mutant bölge de o kadar büyük olacaktır
Diploid hücrelerde,bir nt (başat) mutasyon içeren hücre ya da hücre kolonisinde fenotipin ortaya çıkması beklenir.Diğer taraftan,bir resesif (çekinik) mutasyon,normal alel tarafından gizlendiği için ifade edilemeyecektir.Ender de olsa,ikinci bir mutasyonla homozigot çekinik mutasyon oluşabilir.Daha da açıklamak gerekirse,somatik hücrelerde otozomal çekinik alel oluşturan mutasyonlar çok ender olarak bir sonuç oluşturabilirler.Çünkü bu tip mutasyonların çoğu,işlevsel (başat) benzerleri tarafından maskelenir.Eğer mutasyonlar başatlarsa ya da X’e bağlı çekiniklerse kendilerini hemen ifade edebilirler.
Gelişimini tamamlamış bir organizmanın bir hücresinde oluşan bir somatik mutasyonun sonuçları neler olabilir ?Hücre hasar görebilir,hücre ölebilir ya da kansere dönüşebilir.Eğer mutasyon, bölünmesi devam eden bir dokunun hücresinde oluşmuşsa, mutant bir koloni oluşma olasılığı vardır.Eğer mutasyon bölünme sonrası oluşur ve bundan sonra hücre bölünmesi gerçekleşmezse fenotipik etkisi önemsenmeyebilir.Ancak kansere neden olabilecek mutasyonların önemi büyüktür.Kanser nedeni mutasyonlar,çoğu hücre bölünmesiyle bağlantılı proto-onkogen olarak tanımlanan bir grup gende oluşur.Somatik mutasyonlar hiç bir zaman sonraki kuşaklara aktarılamaz.
GERMİNAL MUTASYON
Yumurta,sperm ve bu hücreleri oluşturan öncül hücrelerdeki mutasyonlardır.Bir germinal mutasyon,gelişim sırasında cinsiyet hücrelerinin oluşumuna ayrılan özel (germ line) dokusu içinde oluşan mutasyonlardır.Eğer döllenmeye mutant bir eşey hücresi katılırsa bu mutasyon dölden döle aktarılır.Normal fenotipi ve normal atası olan birisi,farkedilemeyen mutant eşey
hücrelerine sahip olabilir.Erkek ya da kadının gametlerindeki otozomal çekinik bir mutasyon,heterozigosite nedeniyle ortaya çıkan alelin toplumda yayılıncaya kadar pek çok kuşakta farkedilemeyebilir.Yeni alel,yalnızca homozigot koşulda iki kopyayı biraraya getiren bir evlilik şansıyla ortaya çıkabilir.
MUTASYON 3
MUTASYONLAR NE KADAR YAYGINDIR ?
Mutasyon hızları tüm canlılarda oldukça düşüktür.Mutasyonların sıklığı türlere ve aynı organizmada genlere göre değişebilmektedir.Mutasyonların ölçümünde iki tanımlama kullanılır:mutasyon oranı (rate) ve mutasyon sıklığı (frekans).Mutasyon oranı,belirli bir zamanda oluşan mutasyon sayısı olarak ifade edilir.Genellikle kullanılan zaman birimi hücrelerin çoğalması için gereken zaman,bir organizmanın oluşması için gerekli zaman ya da hücre bölünme süresidir.Kısaca herbir hücre bölünmesi başına düşen mutasyon sayısıdır.Örneğin E.coli’de herbir soy (jenerasyon) başına herbir gendeki kendiliğinden oluşan mutasyon oranı 10–6 – 10-7 arasındadır. Ancak kendiliğinden de olsa mutasyonların normal dağılımdan daha yüksek oranda ve daha az oranda görüldüğü duyarlı bölgeler de vardır.RNA virusları çok daha yüksek mutasyon oranına sahiptir; herbir replikasyon başına herbir genomda bir mutasyon oluşabilmektedir. Mutasyon sıklığı,bir hücre ya da birey topluluğu içindeki özgün bir mutasyon tipinin (ya da mutantın) sıklığıdır.Basitçe bir topluluktaki mutantların toplam organizmaya bölünmesiyle elde edilen veridir
MUTASYONLARIN UYARTIMI ve MUTAJENLER
Kendiliğinden oluşan mutasyonların oranını arttıran etkenlere mutajenik faktörler (=mutajenler) denilir. Mutajenler fiziksel ve kimyasal olmak üzere iki grupta toplanabilir.Örneğin etkiledikleri dokuda iyon oluşturma özelliğine göre iyonize ya da iyonize olmayan radyasyonlar fiziksel mutajenlerdir.X ve gama ışınları ıyon oluşturur,fakat ultraviyole (UV) ışınları oluşturamaz.Hergün çevremizde bizi etkileyen pekçok kimyasal madde, çevre kirleticileri (sigara dumanı,pestisitler,endüstriyel ürünler ve atıklar),besinlerimizdeki doğal ya yapay kimyasal maddeler kimyasal mutajenlerdir.Mutajenlerin fenotipik etkileri oldukça özgündür.Özgünlük, farklı işlergelerden (mekanizmalardan) kaynaklanır.Örneğin UV ışınları ve EMS (etilmetanosülfonat) GC AT (transisyon) mutasyonunu,AFB1 (aflatoksin B1) GC TA (transversiyon) mutasyonunu uyartır. DNA’daki mutasyona duyarlı bazı bölgeler de mutasyon oranının artmasında rol oynarNA’daki metillenmiş sitozin adacıkları buna örnektir.
Mutajenlerin kanserojenik özelliği
Eşey hücrelerindeki kalıtsal değişikliklerinin yanında mutajenler,somatik hücrelerde kanserle ilgili genlerde mutasyonları uyartarak kanserlere neden olabilmektedir.Çünkü DNA’daki kalıcı bir değişiklik bölünmeyle ortaya çıkan yeni hücrelerde de kendini göstermektedir. Çok aşamalı kanser oluşum iyle açıklandığı gibi bu hücrelerin kendiliğinden ya da mutajenlerin etkisiyle ek mutasyonlara uğraması sonucu çeşitli tümörler oluşabilmektedir.Ames testi ve diğer mutajenite testleriyle elde edile sonuçlara göre bilinen kanserojenlerin yaklaşık %90 kadarı aynı zamanda mutajeniktir.Buna karşın tüm mutajenlerin potansiyel kanserojen olabilecekleri söylenebilir.
MUTASYON 4
RADYASYON ve MUTASYON
Radyasyon bir çok insanın düşündüğü gibi 1900’lü yıllarda keşfedilmesi ile ortaya çıkan bir tehlike değildir. Tam aksine ilk çağlardan beri vardır. Ancak, teknolojinin ve sanayileşmenin gelişmesi, uranyum elementinin eldesi ve kullanılması ile radyasyonun etkileri giderek artmıştır. Radyasyon üreten bir çok kaynak vardır. Bunlardan televizyon gibi elektronik cihazlar, X–ışını üreten tıbbi ve endüstriyel röntgen cihazları en sık karşılaşılanlardır. En önemli bir başka radyasyon kaynağı da nükleer reaksiyonlardır. Nükleer denemelerde (atom ve hidrojen aları) reaksiyon sonucu oluşan ürünler radyoaktif olduklarından reaksiyonlar dursa da radyasyon uzun zaman devam eder.Radyasyon denince ilk akla gelen X ve gama ışınlarıdır. Her iki ışınında enerjisi çok yüksektir. Bu yüzden bu ışınların maddelere nüfuz etme özellikleri çok fazladır.Alfa ve beta ışınları atomun çekirdeğinden kaynaklanan radyoaktif ışınlardır. Her iki ışın da belirli bir kütleye sahiptir. Alfa ve beta ışınları kütleleri ve elektriksel yüklerinden dolayı, X ve gama ışınlarına göre, maddelere daha az nüfuz ederler. Ancak, bu ışınların iyonlaştırıcı etkileri daha fazladır. Nötron ve proton ise kütleleri alfa ışınlarının dörte biri kadar olan nükleer taneciklerdir. Çeşitli nükleer reaksiyonlar sırasında çekirdekten kopan nötron ve protonlar insan sağlığı için en tehlikeli radyasyonlardır. Özellikle nötron, elektrik yükü olmadığından çok büyük nüfuz etme özelliğine sahiptir.Radyoaktif ışınların insan vücuduna etkisi bu ışınların hareketleriyle ilgilidir.Uzayda saniyede yaklaşık 300.000 km gibi çok yüksek hızlarla hareket eden bu ışınlar kolaylıkla insan vücuduna nüfuz edebilir ve vücudu oluşturan biyolojik hücrelere hasar verebilirler. Ayrıca, bu ışınların hücrelerin kimyasal yapılarını değiştirmeleri de mümkündür. Özellikle elektrik yüklü ışınlar saniyenin binde biri gibi çok kısa süre içinde hücre moleküllerini parçalayıp iyonlarına ayrıştırabilirler. Bununla birlikte, etrafta bulunan diğer hücreleri de fizyolojik görevlerini yapamaz duruma getirebilirler. Bütün bunların sonucunda radyasyona maruz kalan bir hücre ya ölür veya işlevini yitirir. Aslında az sayıda hücrenin ölmesi önemli değildir. Çünkü, normal yaşamda yıpranan hücrelerin ölümü ve yerlerine yenilerin doğması doğaldır. Ancak, yüksek radyasyon sonucu çok sayıda hücrenin aniden ölmesi veya normal çalışmasının bozulması canlının sağlığını önemli ölçüde etkileyecek bir olaydır.Hayati önemi fazla olan dokularda (kemik iliği, dalak, kan ve üreme hücreleri) radyasyonun etkisi daha erken görülür. Çünkü, bu hücreler daha çabuk çoğaldığından bir hücredeki hasar, sakat doğan yeni hücrelerle çığ gibi büyür. Bu ise uzun bir zaman dilimi içerisinde her an bir tümör olarak sonuçlanabilir. Radyasyonun kanserojen etkisi bu şekilde ortaya çıkmaktadır.En büyük tehlike ise hücre çekirdeği içindeki DNA’ların bozulmasıdır. DNA’lardan oluşan kromozomların yapılarının değişmesi, taşıdığı sırların kaybolması ve yeni genetik yapılı hücreler haline dönüşmesi sonucunda ebeveyne benzemeyen yeni bir genotip ortaya çıkar. Bu farklılaşmaya mutasyon adı verilir. Eğer bu durum, bireyin üreme hücrelerinde gerçekleşirse radyasyondan kaynaklanan bu değişiklik gelecek nesillere de aktarılır.
Radyasyon hücrelerde mutasyona sebep olur;bu radyasyonun hücrenin genetik kodlanmasını etkileyebilir ya da DNA’yı.Bu da hücre bölündüğünde ve çoğaldığında bazı anormalliklere sebep olur.Bu durumda,üç olası durum vardır:
*Hücre bağışıklık sistemi tarafında yok edilebilir.
*Hücre yaşamını sürdürebilir fakat bazı fonksiyonlarını kaybeder.
*Hücre yaşamını devam ettirir fakat artık fonksiyonsuz bir haldedir.
İlk iki durumda,organizma üzerinde herhangi bir etki yoktur.Üçüncü olasılıkta ise,hücre fonksiyonelsizliği kanser,geri döndürülemez hatalar ya da genetik etkilerle sonuçlanabilir.
MUTASYON 5
Mitokondrinin Önemi 1
Son yıllarda mitokondrinin önemi oldukça artmış ve bilim adamlarının yaşamın sırlarını çözmek için başvurdukları en önemli yapılardan biri olmuştur.Hücre içinde bakteri benzeri bir yapı olan mitokondri,doğmadan önce kaderimizi belirliyor,sağlığımızı etkiliyor,hatta ne zaman öleceğimizi bile biliyor.Mitokondrinin gizi çözüldükçe,mutasyon geçirmiş mitokondrilerin hücreye etkileri ve yol açtığı hastalıklar tedavi edilebilecektir.
Star Wars Episode 1 filminde Jedi şövalyelerini eğiten üstad Qui-Gon Jinn şövalyelerin sahip olduğu doğaüstü güçlerin “midi-klorian” adı verilen mikroskobik yaşam şekillerinden kaynaklandığını açıklar.Bu midi-klorianlar canlı hücrenin içinde yaşarlar ve “Güç”ün istekleri doğrultusunda organizmayı yönlendirirler.
Bu filmi New York’ta 10 yaşında oğlu ile izleyen Columbia Üniversitesi genetik bölümü öğretim görevlilerinden Erich Schon,yıllardır üzerinde çalıştığı bir konunun böyle hiç ummadığı bir zamanda karşısına çıkmasını hiç beklemeiyordu.”Midi-klorian sözcüğü kulaklarımda a gibi patladı” diye konuşan Schon “Bir kavram bundan daha net bir şekilde tanımlanamazdı” diyor.Jedi lisanında midi-klorian.mitokondri demekti.Mitokondri,vücudumuzdaki hücrelerde yaşayan, bakteri benzeri mikroskopik yapılardır.
Bu alandaki gelişmeler göz ardı edilemeyecek kadar önemli” diye konuşan Kuzey Carolina Üniversitesi'nden John Le Masters “Mitokondrinin yetenekleri ve kapasitesi konusunda henüz çok az şey biliyoruz” diyor.Le Masters geçen aylarda Santa Fe'de mitokondri konusunda düzenlenen uluslararası kongreyi yönetti.
İnsan hücresi yaklaşıl 10 bin gen içerirken,her bir mitokondride yalnızca 37 gen bulunuyor.genetik envanterimize bu kadar küçük sayıda katkıda bulunan bir organizmanın söz hakkının da içerdiği gen sayısı ile doğru orantılı olduğu sanılabilir.Ancak görülüyor ki,gerçek bunun tam aksi.Mitokondri gen haritası üzerinde mutlak bir veto hakkına sahip.Geçen yıllarda Princeton İleri Araştırmalar Enstitüsü'nden David Krakauer ve Alex mira'nın sunduğu bir araştırma raporu,mitokondrinin bu özelliğini çok ilginç bir araştırma sonucu ortaya çıkartmıştır.İki bilimadamı bu sonuca varmak için kadınların yumurtlama döneminde hangi hücreler sahip olduklarını araştırdı.
Mira ve Krakuer,”atrezi” denilen gelişmekte olan dişi embriyonun yumurtalığında meydana gelen gizemli işlemi araştırmakla işe başladılar.Atrezi,gelişmekte olan yumurtalığın içindeki 5 milyon yumurtanın yüzde 80'inin programlı bir hücre ölümü sonucu telef olması demektir.Hücre ziyanı olarak nitelendirilebilecek bu olgunun gizemli bir yararı vardır.bu işlemden doğmamış kız bebek değil,onun gelecekteki çocukları yarar sağlar.Mitokondri,hücrlere enerji sağlama görevini yerine getirirken,mitokondriyal DNA'nın(mtDNA) çekirdeğin kromozomlarındaki DNA'larla mükemmel bir uyum içinde olması gerekir.Ortaklarda oluşabilecek en küçük bir değişiklik bile felaketle sonuçlanır.Özgül bir çekirdek ile “memnun mesut” bir yaşam sürdüren mitokondri,bir diğeri ile ters düşebilir.Atrezi denilen işlem yardımıyla,embriyo çok sayıda eşleşmeyi eleyerek gelecekteki çocukların böyle bir sorun yaşamasını önler.
Krakauer ve Mira teorilerini farklı türleri karşılaştırarak test ettiler.Daha az sayıda çocuk doğuran canlıların,yumurtalarını daha titiz bir şekilde elediklerini öne süren bilimadamları,bu türlerin her yumurtaya daha az sayıda mitokondri yerleştirdiği gibi izlenime kapıldı.Böylece hatalı olanlar,uyumlu olanların arasına karışmayacaktı.Krakauer ve Mira geçen yıl “Nature” dergisinde yer alan bir araştırma raporunda 17 farklı kaburgalı hayvanı incelediklerini ve öngörülerinin doğru olduğunu dile getirdiler.
Mitokondrideki mutasyonun üremeyi de etkileyeceği belirtilmiştir.1995 yılında Bath Üniversitesi'nden evrim biyoloğu Laurance Hurst,kendi cinsinden biri ile eşleşen organizmanın,iki cinsiyetli olan organizmalar oranla büyük bir dezavantajla karşı karşıya kaldığına dikkat çekerek,”Bunlar daha büyük bir mitokondriyal mutasyon tehlikesine maruz kalır” diyor.Bu tezine de şu örneği veriyor;rasgele bir mutasyonun,mitokondrinin önemli bir genindeki DNA'yı etkilediğini düşünelim.Bozuk olan mtDNA normalden küçük olacağı için hücreye zararlı olmasına karşın çok hızlı bir şekilde çoğalır.







