Resident Evil 5 Trailer Sonrası İnceleme - Son Bilgiler...

Not: Bu yazı benim tarafımdan www.playstationturk.com için yazılmıştır. Her hakkı saklıdır...

 

Resident Evil 5 Trailerlar Sonrası Son bilgiler - söylentiler ve herşey..

Böyle Bir Oyun Görmedim...
Uzun süre sonra ortaya çıkan iki tane Resident Evil 5 trailerının ardından yaşanan gelişmeleri ve yeni bilgileri size aktarmaya çalışacağım. Lafı uzatmadan bu iki trailerdan sonra kesinleşen bilgilere ve yeni çıkan söylentilere kısaca göz atalım.



Hatırlarsınız ilk olarak E3 2007 fuarında bir trailer yayınlandı ve grafikleri ile fuara adeta damga vurdu. Sonrasında 26 Temmuz 2007 tarihinde PS 3 ve Xbox360 için ortak bir trailer daha geldi. Uzun süren sessiz bekleyişten sonra, ard arda gelen bu trailerlar başta ben olmak üzere tüm Resident Evil severleri çok sevindirdi kuşkusuz. Üstelik sadece trailer değil Capcom’dan oyunla ilgili yeni bilgilerde gelmeye başladı. Şimdi bu bilgileri sıralayalım.



Karakter Chris Redfield...
Hiç kuşkusuz 2 senedir en çok konuşulan şey, “Resident Evil 5’teki adam kim” konusuydu. İsim olarak ilk önce Chris Redfield olduğu herkes tarafından söyleniyordu ama sonradan bir dedikodu çıktı ve karakterin Billy Coen olduğu söylenmeye başlandı. Capcom belkide en büyük iyiliği 2 senedir süren bu tartışmayı bitirerek yaptı. Karakterin kim olduğunu açıklayan Capcom, bu açıklaması ile Resident Evil severleri şaşırtmadı. Çünkü karakter çok önceden tahmin edildiği gibi, Resident Evil 1 ve Code Veronica X’ten tanıdığımız Chris Redfield’dı. Bende Chris olduğunu öğrenince çok sevindim, çünkü ilk göz ağrımız olan Resident Evil 1’de onu çok sevmiştik. En son Code Veronica X’te kardeşini kurtarırken ve Wesker ile amansız bir savaşa girerken görmüştük onu. Bu şüphesiz bütün Resident Evil severleri çok sevindirdi. Ama Chris eskisinden çok farklıydı. Gerek çalıştığı kurum olarak, gerekse tip olarak. Chris eskisine göre çok daha yapılı bir şekilde karşımıza çıkmıştı. Özellikle kasları çok dikkat çekiciydi. Sanırım bizden uzak kaldığı zamanlarda sürekli spor yapıp kas geliştirmiş.

Dediğim gibi artık Chris bir S.T.A.R.S üyesi değil(zaten S.T.A.R.S diye birşeyde kalmadı). Chris artık açıklanan bilgilere göre ve kolundaki armadanda anlaşıldığı üzere B.S.A.A adlı bir şirket için çalışıyor. Bu şirketin açılımı Bangkok Shipowners And Agents şeklinde bir şey yine söylentilere göre. Bu şirket neyin nesi bununla ilgili en ufak bir bilgi yok.



Bayan Karakter Kim Olacak?
Bir başka konuşulan konu ise ikinci trailerın sonunda gördüğümüz ve birden gözleri açılan bayanın kim olduğu. Yardımcı bayan karaktermi yoksa düşmanımızmı? İşte bununla ilgili en fazla söylenen şey bu bayanın ana bayan karakter olduğu ve Jill Valentine’nın ta kendisi olduğu. Resime gerçekten dikkatlice bakıldığında güzel bayanımız Jill’i andırıyor ama Rebecca Chambers olduğunu söyleyenlerde yok değil. Hatta şöyle baktığımızda bu bayanın Alexia Ashford(CV’de ölmüştü), Sherry Birkin(Re2’de ki ufak kız) ve yeni bir karakterde olduğuda söyleniyor. Bunu zamanı gelince anlayacağız ama bana kalırsa bu karakter Jill Valentine.

Oyunun grafik kalitesi başta Resident Evil fanları olmak üzere bütün oyun severlerin ağzını açıkta bıraktı adeta. Çünkü Capcom öyle grafiklerle karşımıza çıktıki herkesin diyebildiği sadece “Dehşet’ül Vahşet” olabildi. Gerçekten adeta farkı yoktu, ve oyunun çıkmasına daha uzun süre varken bu dahada geliştirilebilir.




Bavulları Hazırlayın, Afrika'ya Gidiyoruz...
Oyun ilk defa Afrika’da geçecek. Bu kez karşımızda ne Zombiler nede 4. Oyundaki düşmanlar olacak. Bunlar yeni bir virüs ile kontrol edilen, çok zeki , hızlı, ve sürekli beraber şekilde saldıran zenci düşmanlar olacak. Videolarda gördüğümüz gibi oyun çok zor geçecek. Çünkü düşmanlar sürekli çok kalabalık saldırıyorlar ve çok hızlılar. Oyun biraz aksiyona kaymış gibi görünsede Resident Evil 4’den daha korkutucu olacağı izlenimini verdi. Özellikle düşmanlar gerçekten ürkütücüydü.
Chris buraya nerden gelmiştir? Diye bir soru sorarsanız şu şekilde cevaplayabilirim. Chris buraya çalıştığı şirket tarafından Afrika çölünde ard arda ortaya çıkan ilginç ve esrarengiz olayları araştırmak için gönderiliyor deniliyor. Ama karşısında bu kez kim olacak o belli değil. En büyük düşmanı Wesker’mi yoksa yeni bir düşmanmı. Bunuda zamanla öğreneceğiz ama bana Wesker olacakmış gibi geliyor.



Chris'in Bütün Sırları Ortaya Çıkacak...
Ayrıca oyun ilk oyundan tam 10 yıl sonra geçecek ve Chris’in hayatındaki bir çok sır perdeside bu oyunda sonuna kadar aralanıcak. İşte bunlar insanı çok heyecanlandırıyor. Çünkü Chris Resident Evil 1’de adeta Jill ile aşk yaşamıştı ve o oyundan sonra Barry Burton’uda görememiştik. Ayrıca Code Veronica’da kardeşini kurtarmıştı ve Claire’da birdaha ortaya çıkmamıştı. Hatta Billy Coen’inde B.S.A.A adlı şirket için çok önceden çalıştığı ve oyunda bir şekilde onunda adının geçebileceği söyleniyor. İşte tüm bunlar ve tabikide Wesker ile aralarında geçenler bu oyunda cevabını bulacak.

Oyunda Resident Evil serilerinde bir ilk gerçekleşecek. Chris karanlık bir odaya girdiğinde gözleri karanlığa tam alışasıya kadar belli bir süre geçecekmiş ve aynı zamanda güneşe çıktığındada gözleri kamaşacakmış. Bunlar gerçekten enterasan olacak. Ayrıca Chris aynen Re4’deki gibi kendini yumruk, tekme vb. şekilde savunabilecek. Kamera açılarıda trailerdan gördüğümüz üzere Resident Evil 4’deki gibi olacak.



Merakla Bekliyoruz Artık Oyunun Çıkışını...
Oyun için kesin bir çıkış tarihi verilmedi ama 2008 içerisinde çıkacağı söyleniyor. Olmazsa En geç 2009’da çıkacağı söyleniyor.
Yazımı bitirirken hepinize saygılarımı iletiyorum. Umarım beğeneceğiniz bir bilgilendirme yazısı olmuştur. Herkes artık sabırsızlıkla bu muhteşem oyunu bekliyor.
Her zaman dediğim gibi; “Forever Resident Evil” ve “Bol Zombili Günler”…


Resident Evil Umbrella Chronicles Ön inceleme

Kaynak: www.merlininkazani.com

Resident Evil denilince neden akan sular duruyor? Bu sorunun basit bir cevabı var aslında…

Capcom'un aklı her zaman Nintendo'da, Nintendo'nun ise Resident Evil'da. Bu iki büyük isim birleştiğinde ortaya her zaman muhteşem bir yapıt çıkıyor. Malum, Capcom T-Virüsünü her yere yaydı; Resident Evil serisini bütün platformlara alıştırdı. Son kurbanı ise Nintendo'nun yeni nesil konsolu Wii…

Resident Evil 4 kasırgası ortalığı kasıp kavurduktan sonra sular biraz olsun duruldu ve oyunun hayranları yeni bir kasırga beklerken serinin beşinci oyununun haberi kapımıza kadar geldi. Yeni bir haber ve yeni bir video ortaya çıktıktan sonra herkesi bir telaş ve heyecan aldı. Resident Evil severler beşinci oyunu beklerken, Capcom bir bomba daha patlattı ve Nintendo Wii'ye özel olarak bir seri çıkaracağı haberini duyurdu. Duyurulan oyunun adı Resident Evil: The Umbrella Chronicles'di…

Capcom'dan sızan ilk bilgiler oyunun bir yan oyun değil Resident Evil senaryosunun bir parçası olacağı doğrultusundaydı, Code Veronica'nın devamını anlatan bir seri olacak deniliyordu. Oyun hakkında yeni gelen bilgilerde Resident Evil çizgisinin önemli bir parçası olacağı da çoktan belirtilmişti. The Umbrella Chronicles'da epik yükselişin derinliklerini ve serinin merkezinde yer alan, zombi yaratan, T-Virüsünü üreten, biyolojik silahlar üzerinde çalışmalar yapan Umbrella şirketinin düşüşüne bu seride hep beraber tanık olacağız tarzında da yorumlar yapılıyordu. Hatta oyunun sloganı bile bu düşüşü müjdelercesine, işte şu şekilde kaleme alınmıştı:

"Umbrella'nın sonuna şahit olacaksınız"
Capcom, Wii için oyunun bazı ekran görüntülerini Japonya'da ilk duyurduğunda, oyunun bildiğimiz Resident Evil'in izinden ilerleyerek senaryo içerisinde muallâkta kalan pek çok şeyi açığa çıkartacağına ve dördüncü oyunun tarzında yeni bir macera oyunu olacağına inanılıyordu. Aslında oyun tam olarak bir 3.şahıs oyunu olmadığını gösterdi. Daha çok hafif silahlı bir First Person Shooter (FPS ) havası çiziyordu. Beklenebileceği gibi bu haber tepkilerle karşılandı.

Oyunun işleyişine bakarsak, The Umbrella Chronicles tamamen basit silahlı arcade oyunlarını anımsatıyor. Yalnız arada çok ince bir fark var; basit silah yerine Wii kontrolünün kullanılıyor olması oyunu daha da keyifli yapacak… Bu demek oluyor ki PC ve konsol oyunları gibi, hedefleme sistemi değişken olacak. Hedeflemenizi ekrandaki sabit bir noktaya götüren, hafif silahlı bir arcade oyunu gibi tam olmayacak. Yanyana oyun oynarken FPS stiline sahip olmasından dolayı, oyuna alışmak için biraz zorlanacak gibi görünüyoruz.

Oyun esnasında analog kontrolüyle herhangi bir yere sürekli baktığımızda kamera kontrolünü rahatça sağlayabileceğiz. Diğer On-rail oyunlardaki gibi, The Umbrella Chronicles kamerayı olması gerektiği yerde tutuyor, fakat hedefleme kontrolünde etrafa bakınırken ve yanından geçerken kaçırdığınız silah veya eşya (item) değişimi için kullanışlı olabiliyor. Silahlar ve eşyalar ateş edilerek alınabiliyor ve oyuncular "wimote"nin o güzel kullanımı sayesinde silahlarını basit bir şekilde değiştirebilecekler.

Yeni oyunda önemli noktalardan biri silah seçimi olacak. Silahlarınızı akıllıca seçmek zorundasınız, eşyalar arasında standart Resident Evil'daki şarjörler ve iyileştirici bitkiler bu oyunda da olacak. Capcom, oyunun hala geliştirme aşamasında olduğunu, alınacak yolun uzun olduğunu vurgularken, Resident Evil 4'ün Wii versiyonu ile nokta atış bazlı hedeflemeyi gösterdiklerini ve bu sayede The Umbrella Chronicles'in tasarımcılarının kontrol mekanizmasının seviyesini bu oyuna göre yükseltebileceklerini de açıkladılar. Oyunda Resident Evil 4'dekine benzer karşı saldırı veya (tekme diyelim) genel duyarlılıklı aksiyon hareketlerinin hakkını iyice veriyor. Öte yandan, daha sinematik bir görüntü elde etmek için uygun zamanda daha önceden programlanmış bir tuş ile kamera üçüncü şahıs görüşüne geçebilecek.

Gelelim Resident Evil severleri bu oyunda mutlu edecek güzelliklere…
Oyunda tamamen bir geriye dönüş yaşayacaksınız. Spencer Malikanesi'nden Raccoon City'e, karakoldan laboratuarlara, Billy Coen'den Jill Valentine'a, Carlos Oliviera'dan Ada Wong'a eski mekanlarınızı ve eski dostlarınızı yeni nesil konsolda tekrardan daha iyi bir şekilde görüp ve oynayıp eski günlerinize geri döneceksiniz. Oyundaki en güzel sürprizlerden birisi ise eski serilerde görmediğiniz, bilmediğiniz ve gitmediğiniz bazı ekstra yerlerin bu oyuna konulması olacak. Senaryo modlarına bakıldığında bol bol diyalogları ve videoları seyretmek için kendinizi hazırlayın. Oyundaki her karakterimizin kendisine has bir yeteneğe sahip olması, oyundaki bölümlere göre gizli yerlere yerleştirilmiş silahların bulunması, oyuna has sürprizlerin yeniden olur olmaz yerlerde karşımıza çıkması oyunu çok daha ilginç hale getirecek.

Son olarak oyunda çoklu oyuncu seçeneği olmaması bu oyun için artı mı olur, eksi mi olur bilinmez ama, güzel olan Wii'nin o güzide kontrol sisteminde bu oyunu oynamak ayrı bir deneyim olacak gibi görünüyor. Oyuncuları en çok sıkan da hep beklemektir. Oyunun çıkış tarihi tam olarak belli değil ancak 2007 yılının sonbaharında bu oyunu raflarda görebiliriz.

Neyse planımız hazır… Sonbaharı bekleyelim; bu oyunu bir güzel oynayalım arkasından Resident Evil 5 geliyor nasıl olsa…


Yorumları Resident Umbrella Chronicles başlığında yapabilirsiniz...

Resident Evil 5 on inceleme(kendi yazım)

 

 

 

Oyunun ilk görüntüleri için tıklayınız..  http://www.youtube.com/watch?v=Zj0bgePpkgc

 

Capcom ‘ un 1996 senesinden bu yana devam eden  basarılı oyun serisi Resident Evil   yeni cıkacak Resident Evil 5 ile 2005 yılının kasım ayında cıkan Resident Evil 4 oyunundan sonra serinin 5 .  oyunu olacak. Resident Evil 5 ile bulusmamıza az bir süre kaldı.

Capcom tarafından yapılan acıklamada  oyunun sadece yeni nesil konsollardan olan x box 360 ve Sony nin yeni  gozagrısı playstation 3 icin cıkacagı soylendi.Ama Capcom daha oncede Resident Evil 4 ün sadece gamecube icin cıkacagını soylemiş  fakat daha sonra  playstation2 icinde cıkartmıslardı ve pc  icinde oyunun 21 subat  2007 de raflarda olacagı soyleniyor.

 

Neyse gecelim asıl konumuz olan Resident Evil 5 e.Acıkcasını soylemek gerekirse oyun hakkında su ana kadar acıklanan bilgiler pek de tatmin edici degil ama biz bildiklerimizi anlatalım.

 

Resident Evil fanlarını ve aksiyon severleri yine sevindirecek bir oyun olacak Resident Evil 5.

Oyle gorunuyorki bir onceki oyun resident evil 4 den daha hızlı ,daha gercekci ve daha aksiyon dolu bir oyun olacak.

Oyunumuzun baskarakterinin kim oldugu konusunda henuz kesin bir acıklama yapılmadı ama  bazı guvenilir kaynaklar karakterin daha onceki serilerderdende tanıdıgımız resident evil code veronica nın bas karakteri Claire Riedfield in abisi Chris Reidfeld oldugunu soyluyor. .Ama bakalım  bunu sonra gorucez.

Oyunda bir cok yenilik bizi bekliyor.Daha onceki oyunlarda olmayan hava sartlarıda bu oyunda  karakterimizin gucunu etkileyecek.Mesela karakterimiz gunesin altında cok kalınca   zarar gorucek.Dusmanlarımızda bu kez daha akıllılar.Yani anlıyacagınız yine cok zor bir oyun bizi bekliyor.

Oyunda kullanılacak tekniklerle cevredeki hemen hersey zarar gorebilecek.Buda oyunun zevki acısından cok büyük bir olay.. Kullanılan fizik motorusayesinde cevre ile daha cok etkilesim icine girebilecek karakterimiz.

Oyunun grafik kalitesini ise anlatmaya gerek yok.1 dakikalık demo  dan ve  resimlerdende goruldugu gibi karakterimizi gercekten ayırt etmek cok zor.sanki elimize uzatsak sacına dokuncak gibiyiz.Anlasılan Capcom  yeni nesil konsolların sagladıgı bu gercekcekciligi cok iyi bir sekilde kullanmıs.Bakarsınız bir gun karakterimiz ekrandan cıkmıs mutfakta bizle cay iciyor.Isin sakası bir tarafa capcomu  bu  konuda tebrik etmek lazım.Cunku grafikler uzerinde oldukca fazla ugrasmıs ve de basarılıda olmus.Hatta oyunun cıkmasına  daha belli bir sure daha var  oldugunu dusunursek dahada ugrasacaktır.

Birden fazla oyuncu hakkında bir acıklama yok ama ben yine tek kişllik olacagını dusunuyorum.

Oyunun hikayesi ise normal resident evil oyunlarından ayrılmayacak efsanenin özü korunucak.

Oyunun ne zaman çıkacağı ise meçhul..

 

Bende bir Resident Evil fanı olarak bu oyunu sabırsızlıkla bekliyorum ve bir ana once cıkmasını istiyorum…

 

 

NOT: Bu yazı www.playstationturk.com  için yazılmıştır...

 

Resident Evil 4 inceleme(pc)

Kaynak:  www.merlininkazani.com

 

 

“Resident Evil” bu sözcük aslında sihirlidir. Çünkü birçok kişinin sevdiği, uğruna siteler açıldığı, sayfalar dolusu forumlarda konuştuğu, giysilerine karakterlerini bastırdığı, koleksiyonu yapıldığı vs… bir oyundur. Aslında Resident Evil bazıları için bir oyundan çok bir fenomendir. Hatta direk olarak söyleyecek olursak, aslında kült bir seridir. Birçok proje onu taklit etmiştir, ama berbat bir klon olmaktan öteye gidememiştir. Hatta türün öncüsü olan Alone in the Dark bile, Resident Evil’ın arkasından kalmıştır. Zombileri bize sevdiren ve onları yaşatmamız gerektiğini savunan RE (Resident Evil) ne yazık ki, PC kullanıcılarına geç yaklaşımda bulunur her zaman. Gerçek ele alınırsa bir konsol oyunu olduğundan bu normal. Ama RE seven PC sahibi çoğu zaman, konsollarına çıkan RE oyunlarını oynayan kullanıcıları kıskanır. Resident Evil 4’ün de PC hikayesi, serinin her zamanki yaptığı gibi. Önce konsollar ve aradan geçen 2 yıl sonrasında PC çıkartması.

Son olarak bilgisayarımda RE 3’ü şu ünlü Nemesis’e karşı oynamıştım. Nemesis bile PS2’lere çıktından bir süre sonra PC’ye uyarlanmıştı. Aslında serinin bir formülü var. Resident Evil Out Break, Dead Aim vs… gibi diğer oyunları konsollarda kalır; ama ana oyunlar uzun bir süre geçse de PC’ye çıkar. Ne tekim Resident Evil 4’ünde akıbeti böyle oldu. İlk önce GameCube’e çıkarak ağzımızı sulandıran ve PS2 sahiplerini kıskandıran RE4, daha sonra PS2’ye ve sonrasında PC’lere geldi. Oyunun GameCube versiyonunu 2 kere, PS2’de de 1 kere bitirip son olarak PC’ye el attım. Hatta ilk çıktığı zamanı hatırlıyorum da, sadece RE4 oynamak için GameCube alan arkadaşım bile olmuştu. Onunla beraber RE4’ü oynamıştık ve kaç kere sabahlamıştık. Hatta GameCube’ün özel RE4 versiyonu bile yapıldı. Aslında halen piyasada var, hem de ucuz fiyata. Koleksiyon meraklısı varsa alabilir ve kenara koyabilir.

 


Las Plagas

Artık bilmeyen pek fazla kalmadı, ama konudan kısaca bir bahsedelim. Başkanın kızı Ashley kaçırılır. Bizde Leon Kennedy olarak peşine düşeriz. Görevimiz başkanın kızını bulup, sağ olarak geri götürmektir. Ancak kazın ayağı böyle olmaz. İşin içine “Las Plagas” paraziti, parazite yakalanan insanlar, Ada, karizmatik kötü Albert Wesker filan girer ve ortalık iyice karışır. Hikayeyi açmak istemiyorum. Oynamayan ve bilmeyen oyunlar varsa, kendileri türlü entrikaları ve gelişmeleri öğrensinler. Böylece oyunun heyecanı da kaçmaz.

Resident Evil 4’ün PC versiyonu, konsoldan port edilme. Ama beni grafik olarak ağzımı bir karış açtıran GameCube’ten değil, PS2’den yapılmış. Haliyle port olan oyunun grafiklerine ilk olarak değinmek istiyorum. Biliyoruz ki, günümüz PC’lerinin grafik yönü PS2, GameCube, Xbox’tan daha iyi. Hal böyle olunca insan ister istemez, Resident Evil 42ün grafiklerinin makyajlanmış olmasını ve iyi olmasını bekliyor. Ancak olay burada tam tersi ne yazık ki, oyunun grafikleri kötü. Açıkçası nerede GameCube’teki grafikler, nerede PC grafikleri demeden edemedim. Oyunun atmosferine uyumlu olan iç karartıcı renkler olması gerektiği gibi ve her yere hakimler. Ancak çevrenin dokusu kötü; bunun üstüne modellemelerin çevre dokusuyla halay çekip, bende kötüyüm demesi ayrı bir dava. Çözünürlüğü ne kadar arttırırsak arttıralım, çoğu yer tırtıklı şekilde gözüküyor. Sonuçta direk olarak port yapılmış, üstünde uğraşılmamış bile. İnsan bari GameCube verisyonunu port yapsaymış demeden edemiyor

 

 

GameCube versiyonunun grafikleri bilgisayarda çok şık dururdu. Aslında grafikte olması gereken sıralama yaparsak PC’nin birinci, GameCube’ün ikinci ve sonuncu olarak PS2’nin olması lazımdı. Ama GC bir, PS2 ikinci ve sonuncu PC oluyor.

Hemen ikinci paragrafa başlayıp kontrollerden söz edeyim. RE4’ün PC’deki kontrolleri de kötü port aslında. Bir oyunu PC’ye aktarırken fareyi, klavyeyi rahatça kullanmak gerekir. RE4’ün resmi olarak fare desteği yok. Hatta fare desteği koyan resmi bir yama bile yayınlamadılar. Buna rağmen başkaları tarafından yapılan gayri resmi fare desteği sağlayan yamalar var. Ama bu yamalarda bazı zamanlar sapıtıyor. Eğer klavyeyle oyunu oynayacaksanız çok büyük bir işkenceye gireceksiniz demek. RE4’ü oynamanın en makul yolu Gamepad’ten geçiyor. Elinizde Gamepad varsa, RE4 rahat ve kolay oynanabilir. Ama PC’ye port edilen bir oyunun fare ve klavyeyi rahatça kullanması lazım. Aslında bu yönden oyunun eksisi sayılabilir.

Sesler yapımdaki en mükemmel yanlardan biri. Belki de oyunun en büyük kozu aslında. Seslendirmeler olsun, silah sesleridir, çevredeki etmenlerdir bunlar çok harika. Yalnız dolaşırken rüzgarın uğursuz sesi, Las Plagas’ı yemiş insanların homurtuları, ateş ettiğiniz anda pompalının dehşet sesi kulaklarda aynen yankılanıyor. Ara sinematiklerdeki, oyun içindeki seslendirmeler harika bir profesyonellikte yapılmış. Sinematiklerde tek kötü yön, oyunun port olmasından doğan düşük çözünürlük.

Kısaca yenilikler

Inventory sistemi
Inventory sistemi
Resident Evil 4 seride çok değişiklik yapmıştı. Aslında çoğu oyuncu yapımın üstüne kebap bile yediği için içeriği biliyordur. Ama hiç oynamayan varsa veya RE3’ten beridir el atmayan varsa kısaca bir bahsedeyim. İlk olarak düşmanlarımız olarak zombiler ve ünlü Raccoon City artık yok. Zaten Raccoon City, atom bombasını yemiş ve ortalıktan kalkmıştı. Zombileri gerçekten mumla arayabilirsiniz. Çünkü Las Plagas’a yakalanmış olan insanlar oldukça tehlikeli. Bize ellerinde ne varsa fırlatıyorlar. Kolay kolay da peşimizi bırakmıyorlar. Zombilere göre daha hareketliler. Verdikleri tepkilerde oldukça gerçekçi; neresinden vurursanız ona göre düşmanlarımız tepki veriyor. Boss’larda geliştirilmiş. Arada çıkan Boss yaratıklar zorlayıcı oluyorlar, fakat hepsinin birer taktiği var. Eğer tam tamına uygularsanız kolayca Boss’ları geçebilirsiniz.

Silah çeşitlerimiz oldukça çok. Taramalı, tabanca, roket atar, bıçak, el bombası vs… birçok silah bulunuyor. Bu silahları ise serinin yeniliklerinden biri olarak kabzımal kılıklı satıcılardan satın alabilir ve geliştirebilirsiniz. Save noktalarından ve kritik yerlerde karşımıza çıkan bu satıcılarda, oyundaki bölümlerde ilerledikçe silahlar ve yapacağımız Upgrade’ler yenileniyor. Belli bir bedel ödeyerek normal bir uzi’yi kitle imha silahına çevirebilirsiniz. Save noktaları klasik daktilo, ama bu sefer Ribbon’la boğuşmuyoruz.

 

 

 

Yeniliklerden biri inventory sistemi bulunuyor. Artık silahlar, sağlık spreyleri, mermiler vs… belli bir alan kaplıyor. İyi ve büyük silahlar aldıkça inventory’de yer kaplıyor. Ama sakın telaşlanmayın, üç kağıtçı silah satıcılarında inventory’i büyütmek içinde gerekli şey satılıyor. Silah almak için gerekli parayı, cephaneyi, iyileştiricileri vs… öldürdüğümüz düşmanlardan ve çevreden bulabiliyoruz. Ayrıca etraftaki kutuları filan kırın, içinden işe yarayacak şeyler çıkıyor. Sağlık doldurmak için eskiden beridir bildiğimiz şifalı otlarımız aynen var. Kırmızı, sarı, yeşil olan otları birbirlerine karıştırarak çeşitli karışımlar elde ediyoruz. Bunlar sağlığımızı bir kerede doldurabiliyor veya enerji seviyemizi bir kademe arttırabiliyor. Sarı bir kademe arttırma, kırmızı sağlığımızı büyük ölçüde doldurmaya, yeşil ise gene sağlığımızı bir miktar doldurmaya yarıyor. Ama unutmayın kırmızı ve sarı bitkiler, yanında yeşil olmadan kullanılmıyor.

 


Ashley faktörü

Oyunda yalnız olmayacağız. Ashley’i kurtarmamız gerekiyordu, bu vesileyle Ashley’de bir süre sonra bize katılacak. Ashley’de yaralanacak, iyileştirmemiz gerekecek, korumamız gerekecek. Bunlar ilk seferde oyuncuyu kastırır gibi gözükse de aslında kolay. Asley’e “Burada kal, benimle gel” olmak üzere iki komut verebiliyoruz. Bunu kullanarak çok rahat oyuna devam edebilirsiniz. Ashley zaten bazı bulmacaları çözmek için bize lazım. Ama unutmayın yaratıklar tarafından yakalanıp kaçırılırsa oyun bitiyor. Bu durumlarda yaratığa ateş edin Ashley’i düşürüyor. Ama Ashley’i vurmamanız gerekli, zira Leon’nun attığı tek kurşunda dahi ölebilir. Bu durumlarda oyun bitiyor.

Oyun eskisine göre daha aksiyon dolu. Bulmacalar var, ama eski yapımlardaki kadar sık karşımıza çıkmıyor. Genelde mantık ve ipuçlarına göre çözülebilen bulmacalar. Gerekli şeylere dikkat eder ve takip ederseniz bulmacaları çözebilirsiniz. Zaten eski RE oyuncuları bu konuda zorlanmayacaktır.

Güzel ama oldukça tehlikeli
Güzel ama oldukça tehlikeli

Oyunu bir kere bitirdikten sonra ekstralar açılıyor. Bu ekstralarda Ada’nın tarafıyla oynayabiliyoruz. Böylece Leon ile oynarken Ada’nın neler yaptığından haberimiz oluyor. Ayrıca konu hakkında detayları da bizlere sunuyor. Tam olarak ne ne olmuş nasıl olmuş diye. Ekstralarda Ada’nın raporlarına, Other Side ve Ada the Spy olmak üzere iki ayrı senaryosuna, oyundaki sinematiklere ulaşabilirsiniz. Gene Leon için farklı kıyafetler açılıyor. Zorluk seviyesi seçebiliyoruz. Gene bitirirsek diğer karakterlerle oynama imkanımız oluyor.

Resident Evil 4’ün grafikleri her ne kadar kötü olsa da, kontrolleri illaki Gamepad ihtiyacını zorlasa da gene güzel ve akıcı bir oyun. Her şekilde bir kere kafadan bitirilmeyi hak ediyor. Aslında açılan ekstra senaryoları oynamak da lazım. Eğer GameCube versiyonu veya PS2 versiyonunu oynamadıysanız, sisteminiz biraz düşükse, grafiklere önem vermeden kaliteli ve derin bir oyun arıyorsanız Resident Evil 4 mükemmel bir seçim.

 

KAYNAK:  www.merlininkazani.com

 

 

 

Resident Evil 4 İnceleme (pc) ikinci izlenim

Not: Bu yazı www.trgamer.com sitesinden alınmıştır..

 

Resident Evil ilk piyasaya çıkığında pek kimsenin umurunda olmamıştı. Pek reklamı da yapılmayan oyun ilk olarak zamanın konsollarına daha sonra ise PC platformuna konuk olmuştu. Dediğim gibi reklamı pek yapılmamasına rağmen oyunun harikalığı dilden dile dolaştı ve oyun çok kısa zaman içinde kendi hayran kitlesini oluşturmuştu. Oyunun tutmaması zaten pek düşünülemezdi çünkü yapımcısı efsane firma CAPCOM’du. RE’nin o zamanlarda bir özelliği vardı, o da 2MB ekran kartı gerektirmesiydi. Düşünün 2MB ekran kartı! Şimdilerde 512Mb’lık ekran kartlarını görüyoruz. O zamanlar 512 Ram Hafıza bile rüyaydı.

RE’nin çok tutuğunu gören CAPCOM 2. nin yapımına çok geçmeden başladı ve bombayı PS’da patlattı. Oyun ilkinden çok daha mükemmeldi. Bence de serinin en iyi oyunudur ikincisi. Bu kez RE adventure öğelerinden biraz daha sıyrılmış ve daha fazla aksiyona yönelmiş bir oyun olarak karşımıza çıkmıştı. Bulmacalar daha bir kolay gibiydi. Ama çok iyi dengelenmiş, yani daha rafine bir oyundu. Oyunun PC’ye çıkması tabi yine 1 yılı bulmuştu.

Derken RE 3 Nemesis kapıya dayandı ve tekrar RACOON CITY sokaklarına döküldük. Oyun güzel olmasına rağmen diğer iki oyunu bana mumla aratmıştı. Yapılan birkaç yenilikle günü kurtarmaya çalışmıştı, CAPCOM. Tabi serinin 3. oyununa fazlasıyla beğenen olmuştu ama bana baştan savma bir oyun gibi geldi. Zaman kaybetmeyen CAPCOM kolları sıvayıp 4. oyunu yapımına başladı. Bu oyun piyasadan silinmeyi hiçte hak etmeyen bir konsol olan DREAMCAST’e ( SHENMUE , STREET FIGHTER 3, DEAD OR ALIVE gibi oyunları kim unutabilir ki) çıkacaktı. Çok geçmeden yanılmıyorsam 2000 yılında RESIDENT EVIL CODE VERONICA piyasaya düştü. CAPCOM 3. oyunda yapılan eksikleri tamamıyla doldurmuş ve enfes demolarla adına yakışır bir oyun yapmıştı.

CAPCOM PS2 konsoluna da bir iki oyun yaptıktan sonra serinin asıl 4. oyunun yapmaya koyuldu. Herkes oyunu ilk olarak PS2’ye daha sonra PC’ye çıkacağına kesin gözüyle bakarken CAPCOM RE 4’ü GAMECUBE’e çıkararak oyunculara büyük bir şok yaşattı. Kısa bir süre kendine gelemeyen oyuncular oyunun PS2’ye de geleceğini duyduklarında derin bir oh çektiler. Fakar GC’deki grafikler o kadar mükemmeldi ki PS2’de bu grafikleri görmenin hayal olduğunu herkes biliyordu. Nitekim bir süre sonra RE 4 PS2’yede çıktı ve hiçte kötü olmayan grafiklerle oyunculara sunuldu.

Biz PC’ciler ise her zamanki gibi avucumuzun tadına bakmaya devam ettik. CAPCOM değil belki ama Ubisoft PC’cilere de jest yapmayı düşündü ki yaklaşık bir sene önce oyunu PC içinde çıkaracaklarını duyurarak herkese büyük bir heyecan yaşatmaya başladı. Artık heyecan sona erdi ve karşınızda RE 4.

Hikaye’yi kısaca anlatmak gerekirse; başkanın kızı Ashley kaçırılır ve bizde onu bulmak için görevlendiririz. Yönettiğimiz karakter RE 2’de de yönettiğimiz karakter olan Leon Kennedy. Ama Leon biraz değişmiş. Mesela saç rengi açılmış ve daha karizmatik görünüyor. Ashley’i bulmak için yola koyuluyoruz. Köye vardığımızda cipten inip etrafı kolaçan etmeye başlıyoruz. Hemen yakınımızdaki eve girerek Ashley’i gören olup olmadığını sormak istiyoruz, fakat ilk düşmanımız olan “LAS PLAGAS” ile karşılaşıyoruz. Daha doğrusu düşmanlarımız LAS PLAGAS virüsüne yakalanmış olan insanlar.

Bu değişim iyi olduğunu söylemek mümkün; zombilerden sıkılmaya başlamıştık. Üstelik LP’ler zombiler kadar da aptal ve yavaş değiller. Saklanmanız pek mümkün olmuyor. Bazılarının silahları bile var ve bu silahları üzerinize fırlatmaktan da çekinmiyorlar. İlerde dinamit atanlarla bile karşılaşıyorsunuz. Ama silahınızın kolay nişan almasından dolayı size atılan silahları havadayken vurabiliyorsunuz. Kolay nişan alma derken silahınızı düşmana doğrulttuğunuzda lazer pointer beliriyor ve düşmanı istediğiniz bölgesinden vurabiliyorsunuz. Düşmanlarınızı neresinden vurursanız duruma göre çok gerçekçi tepkiler veriyorlar. Mesela ayağından vurursanız dizlerinin üstüne çöküyorlar, elinden vurursanız silahlarını düşürüyorlar, kafasından birkaç kez vurduğunuz zaman beyinlerini dağıtabiliyorsunuz. Ama ileri bölümlerde düşmanların kafalarına çalışmanızı pek tavsiye etmem. Nedenini söylemeyeceğim, kendiniz test edin. Ama shotgun’ın gümleme sesi ve düşmanı vurduğunuzda birkaç metre ileriye fırlatması çok hoş gözüküyor.

Düşman çeşidi fazla olmasa da yeterli göründü bana. Ellerinde elektrikli testere bulunan LP’lerden çekinmeniz gerekiyor. Çünkü vurdukları an eğer enerjiniz yüksek değilse direk ölüyorsunuz. Yanınıza yaklaştırmamaya özen gösterin, kolay kolayda ölmüyorlar. Hele bazı bölüm aralarında çıkan boss’larla gayet iyi vakit geçirebiliyorsunuz. Boss’ları öldürmek pek kolay değil, fakat unutmamanız gereken nokta hepsinin zayıf bir noktasının bulunması. Bunları en kısa zamanda bulmanız sağlığınız açıdan yararlı oluyor. Boss’larla savaşmak çok zevkli, çünkü en küçüğü bile ekranın yarısını kapladığından çok heyecanlı bir kapışma meydana geliyor. Özellikle göl canavarıyla karşılaştığınız bölüm çok heyecanlı, yani tam bir adrenalin banyosu.

 

RE 4 silah bakımından da oldukça zengin bir oyun. Çeşit, çeşit tabancalar, shotgunlar, sniperlar, el bombaları, makineliler ve roket atarlar emrinize amade. Yani düşmanlarınıza farklı, farklı acı çektirme yöntemleriniz var. İlk başlarda pek güçlü olmayan silahlarınız upgrade yöntemiyle ölüm kusan canavarlar haline gelebiliyorlar. Oyunun belirli yerlerince karşılaşacağınız gizemli karakterler sayesinde hem silah satın alabiliyorsunuz hem de elinizde bulunan silahlara çeşitli eklentiler yapabiliyorsunuz. Mesela shotgun’ınızın atış gücünü ve kapasitesini geliştirebiliyorsunuz. Tabii bunlar bedava olmuyor. Etraftan bulacağınız değerli eşyaları es geçmeyin. Çünkü ilk olarak bunları satarak para kazanacak daha sonra alışverişinizi gerçekleştireceksiniz. Hiçbir yeri araştırmadan geçmeyin. Zira değerli eşyalar kolayca fark edilmeyecek yerlere yerleştirilmiş. Ayrıca ağaçlara da dikkatli bakın ilginç bir cisme rastlarsanız mutlaka vurun, içlerinden değerli malzemeler çıkabiliyor.

Mekân tasarımları fazla detaylandırılmamalarına rağmen göze gayet hoş görünüyor. Karamsar atmosfer kendini çok iyi hissettiriyor. Etrafta düşman bulunmadığı vakitlerde bile hep tedirgin bir şekilde arkanızı kollar buluyorsunuz kendinizi. Ama bazı bulmacaları çözmek için aynı mekânlardan defalarca geçmek insanın canını sıkabiliyor. Ama bu daha önceki RE oyunlarından da alıştığımız bir şey olduğu için pek sorun olacağını sanmıyorum. Bulmacalar çok zor değil en fazla zorlayacak bulmacayı bile 2–3 dakika içinde çözebiliyorsunuz.

RE’nin kendine en has özelliği faklı kamera açılarından oynanmasıdır. Bu açılar bazen insanı çileden çıkartırken bazen de gayet hoş görüntüler sunuyordu. Ancak RE 4’de durum farklı, bu kez kamera Leon’u omuz hizasından takip ediyor. Kamera açısı böyle olunca düşmanlarınıza nişan almanız daha kolay oluyor, ama ben serinin eski oyunlarındaki farklı kamera açılarını tercih ederdim. Genelde açık mekânlarda dolaştığınız için böyle bir kamera sistemi düşünülmüş olabilir. Yinede kötü olduğunu sanmayın çok rahat bir oynanış sunuyor.



Oyunumuzda tek tabanca takılırken pek sorun yaşamıyoruz. Ashley’i bulduğumuzda ise kendimizin dışında bide onu korumamız gerekiyor. Ben oyunlarda yapay zekaya da yardım etmeyi hiçbir zaman sevemedim. Kendinizi korumanız yetmezmiş gibi birde yanınızdaki veledi korumaya çalışıyorsunuz. Neyse ki Ashley çok saf değil hiç değilse yardım çağırmayı başarabiliyor. Eğer sizden yardım isterse uğraştığınız işi hemen bırakıp Ashley’i kurtarın. Eğer kurtaramazsanız oyun bitiyor. Genelde düşmanlarınız Ashley’i sırtlarına vurup kaçırmaya çalışıyorlar. Siz de silahınızlar düşmanı vurup Ashley’i kurtarabiliyorsunuz. Ama düşmanı vuracağınız zaman dikkatli olun; Ashley’i vurmayın. Ashley’e vereceğiniz iki komut bulunuyor, bunlar bekle ve beni takip et. Bazı yerlerde çöp kutularına rastlıyorsunuz o zamanda saklan komutu seçilebiliyor.

Düşmanların yapay zekâsının kötü olmadığından bahsetmiştik. Saklanmanız pek mümkün değil. Mesela bir eve girdiniz ve kapıyı kapadınız üstüne birde dolabı ittiniz açmasınlar diye bu seferde camları kırıp içeriye giriyorlar. Üst kata çıkayım belki öyle kurtulurum demenizde kar etmiyor. Bu seferde cama merdiven dayayıp yukarı çıkıyorlar. Merdiveni itip devirmeniz mümkün olsa da kesin çözüm değil, zira tekrar merdiveni cama dayayabiliyorlar. Genelde kalabalık şekilde saldırdıklarını söylemek mümkün, böyle durumlarda yapacağınız en akıllıca iş aralarına bir el bombası göndermek. Arta kalanları da istediğiniz silahla temizleyebilirsiniz.

Sağlığınızı arttırmanın en iyi yolu yine bitkilerden geçiyor. Tüccardan first ait sprey almanızdan mümkün. Alabileceğiniz bitkiler yeşil, kırmızı ve sarı. Yeşil tek başına kullanılabilirken kırmızı ve sarı ancak kombine edilerek kullanılıyor. 3 farklı rengi kombine ettiğinizde elde edilen karışım enerji barınızın barajını arttırıyor. Bu çok önemli, düşmanlarınız güçlendikçe size verdikleri zarar arttığından yüksek enerjiye ihtiyaç duyuyorsunuz.

Ara sinematikler eski oyunlara nazaran pek net değil. Eski RE’nin ara demoları çok daha güzeldi. Unutmadan sakın ara demolarda kontrolü elinizden bırakmayın çünkü bazı ara sahnelerde kontrol size geçebiliyor ve bir saniye gecikmeniz ölümünüzle sonuçlanabiliyor. Save sistemi olduğu gibi korunmuş. Yine daktilo ile yapılıyor, ama bu sefer “ink ribbon” bulmak zorunda değilsiniz.

RE 4 maalesef convert olmasından dolayı bazı sorunları da beraberinde getiriyor. En önemli sorunla başlayalım. Oyun kontrollerinde Mouse seçeneği maalesef yok ve oyunu klavyeden oynamak tam bir işkence. Fakat internette Mouse kullanımını sağlayan patch’ler bulmak mümkün. Ama bu yamalar biraz sorunlu, oyun sırasında saçma sapan sapmalar meydana geliyor. O yüzden en mantıklısı oyunu gamepad ile oynamak. Aksi halde sıkıntılı saatler sizi bekliyor. Port edilmiş olmasının getirdiği birçok görsel eksiklik bulunuyor. Gerçi çözünürlüğü arttırdığınızda biraz daha keskin bir görüntü elde edilse de PC bundan çok daha iyilerini başaracak bir makine. Sesler ise RE standardını koruyor. Söylenecek ekstra bir durum arz etmiyor.

Son olarak söyleyeceğim, bambaşka bir RE ile karşı karşıyayız. Oyunun havası ve sistemi ilk görüşte bayağı bir farklı geliyor. Ama oynadıkça eski RE tadını alıyorsunuz. Eğer iyi bir gamepad’iniz varsa bu oyunu kaçırmayın derim. Bir başladınız mı başında kalkmanız bir hayli zor. Serinin diğer oyunları kadar da kısa değil. Ama yine kolay bir oyun olduğunu söyleyebilirim. Herkese bol RE’li günler.

 

Kaynak: www.trgamer.com

Resident Evil Dead Aim İnceleme(ps2)

Kahramanlar asla ölmez.

Dünyanın en çok sevilen korku oyunlarından Resident Evil bildiğiniz gibi Gamecube'e kaymıştı; fakat Capcom, PS2 oyuncularını biraz da olsa tatmin etmek için Survivor serisini PlayStation 2'ye çıkarmaya devam ediyor.

Capcom, Survivor serisinde oyunun adventure tarafının büyük bölümünü bir yana bırakıp daha çok aksiyona eğilince kimi oyuncular için Survivor pek bir şey ifade etmedi. Yani bulmaca çözme ve macera öğelerine daha az yer verip daha çok zombi öldürme ön plana çıkarılmıştı. Dead Aim’de de durum yine hemen hemen aynı, yani diğer Resident Evil oyunlarına göre bulmacaların çok daha basit olmasından dolayı, oyunun ilerleyişi düz bir yapıya sahip, yani Resident Evil serisindeki keşfetme ve özgür oynanış şekli Dead Aim'de sınırlı kalmış gibi gözüküyor.

Bir yerlerden tanıdık gibi 

Survivor serisinin son oyunu olan Resident Evil: Dead Aim önceki versiyonlarla benzer özellikler gösteriyor ama tabiki çeşitli farklılıklar da yok değil; mesela normal oyun içinde karakterimizi üçüncü kişi bakış açısıyla kontrol ediyoruz. Bu şekilde de klasik oynanış tarzı ve her zamanki atmosfer yeni oyuna taşınmış oluyor; fakat bir zombi ile karşılaştığınızda onları vurmak için birinci kişi görüş moduna geçiliyor ve yaratıkları haklamak ancak bu şekilde mümkün olabiliyor. 

Resident Evil'lardan farklı olsa bile, hikaye kurgusu değişmemiş. Yine her Resident Evil oyununda olduğu gibi Umbrelle şirketi tarafından geliştirilmiş bir T-Virüs var ve yine buna bağlı bir senaryo içerisinde ilerliyorsunuz.

Yeni karakterler

Bu defa Morpheus adındaki bir adam virüsü çalıyor ve Umbrella şirketinin daha önce kaçırılmış olan dağıtım gemisine virüsü bir şekilde bulaştırıyor. Sizde özel görevli memur, yani oyunun kurtarıcısı Bruce Mc Givern olarak Morpheus'un peşine düşüyorsunuz. Bu macera sırasında geminin her tarafına yayılmış önceki oyunlardan tanıdık gelecek yığınla yaratıkla karşılaşıyorsunuz.

Her Resident Evil oyununda olduğu gibi ilerledikçe yeni karakterlerle tanışıyorsunuz, ayrıca ilerleyen bölümlerde bayan bir karakterle oynama şansınız da oluyor. 

Aslına bakarsanız Dead Aim diğer Resident Evil oyunlarındaki gibi karmaşık bir yapıya sahip değil, yani mesela bir kapıyı açmak için gerekli olan anahtarı gidip en kuytu köşelerde aramıyorsunuz, bu gibi yeni mekanlara ulşamanızı sağlayacak kilit nesneler genellikle yolunuz üzerinde oluyor, en kötü ihtimalle birkaç oda uzağınızda.

 

       

 

Dead Aim'in diğer Survivor oyunlarının aksine üçüncü kişi bakış açısını kullanması onu diğer Resident Evil oyunlarından farklı yapıyor, bu şekilde daha geniş bir görüş açısına sahip oluyorsunuz ve böylece göremediğiniz malzemeleri ve düşmanları rahatlıkla fark edebiliyorsunuz. 

Yinelemekte fayda var; Dead Aim’de her ne kadar üçüncü kişi bakış açısıyla ilerlesenizde, hedef alma tuşuna bastığınız an birinci kişi görüş açısına geçip öyle ateş etmek zorunda kalıyorsunuz. Tabi karşılaştığınız yaratıkların can alıcı noktalarına nişan almak yine belli ölçüde bir öneme sahip. 

Bunun yanında Dead Aim'de birinci kişi bakış açısına geçtiğinizde aynı Alien Resurrection’daki gibi düşmanın yaklaştığını gösteren bir tehlike sinyali olacak ve bunun sayesinde hazırlıksız yakalanmayacaksınız.

Magnum’unuzu hazırlayın

Oyunda yine çeşitli silahlar bulunmakta bunların arasında Resident Evil'ın vazgeçilmezlerinden Magnum ve Shotgun’da bulunuyor tabi ki...

Resident Evil: Dead Aim’de birinci kişi bakış açısı da kullanıldığından herşey 3D olarak dizayn edilmiş. Bu yüzden çevre dizaynları Gamecube için yapılmış olan Resident Evil'lar kadar detaylı değiller ama en azından oyun sağlam yapısını korumuş. 

Tabi oyunda 3D modellemelerin olması oyunun grafiksel açıdan kötü olduğu anlamına gelmez, hatta bazı ışık-gölge efektleri de gözden kaçmıyor. Oyundaki zombilerin görünüşleri de oldukça etkileyici, ayrıca yaratıklar da oldukça detaylı görünüyor. Bazı teknik yetersizliklere rağmen Dead Aim, Resident Evil: Survivor serisini bulunduğu noktadan ileri götürmüş bir oyun.

 

Oyunun traileri için tıklayınız...   http://www.youtube.com/watch?v=vK5dnRPnh4I

 

Kaynak:  www.merlininkazani.com

Resident Evil Outbreak File 2(inceleme-notlar)

  • Resident Evil serisinin Outbreak File # 2 bölümüyle ilk defa online olarak diğer 3 arkadaşınızla birlikte virüs bulaşmış Raccoon Şehrinde ilerlerken yolunuza çıkan düşmanlarla savaşın... Korku her yanı sarıyor. Terör daha de derine iniyor. Arkadaşlarınız bile sizi koruyamıyor... Sadece birkaç saat önce başladı ancak salgın çoktan kontrolden çıktı. Virüs ikiye katlandı. Zombiler Raccoon Şehrini parçalıyorlar. Ve sadece birkaç kişi onlara yakalanmadan hayatta kalmayı başarmış durumda. Tehlike şimdi çok daha fazla. Hep birlikte salgından kaçmalısınız, henüz çok geç olmadan... Resident Evil Outbreak File # 2 gizli bir biyolojik silahın sebep olduğu ve Raccoon Şehrindeki insanları hasta eden salgının dramatik hikayesinin devamıdır. Siviller insan eti yiyen başıboş bir kalabalık haline gelmişlerdir. Bu kabusun gölgesinde ancak birkaç umutsuz insan kurtulmayı başarmıştır. Onlar yaşayan ölülerin kurbanı olmadan veya virüse yakalanmadan, yada devlet virüsün yayılmasını önlemek için bölgeyi yok etmeden önce bu cehennemden çıkmanın bir yolunu bulmak zorundalar.
  • Eğer korkuyla yüzleşebilirseniz tek başınıza oynayın. 8 karakterden birini seçin ve Resident Outbreak File #2’deki 5 yeni ve korkunç bölümde yaşam savaşı verin
  • Resident Evil serisinde ilk defa olarak Internet aracılığı ile 3 arkadaşınızşa birlikte bu yaşam savaşını verebiliyorsunuz. Korkudan kaçabilmek için takım halinde çalışmalısınız. Eğer ölürseniz, karakteriniz kontrol edebileceğiniz bir zombiye dönüşüyor – bu da seride bir ilk özelliği taşımaktadır.
  • Raccoon Şehrinin derinliklerine dalın ve yeni bölgeleri keşfedin.
  • Yeni ve daha güçlü silahlar, karakterlerin özel hareketleri ve özel eşyalar, birden fazla yol ve enjeksiyon silahını kullanarak diğer oyuncuları iyileştirebilme yeteneği savaşı verin
  • Resident Evil serisinde ilk defa olarak Internet aracılığı ile 3 arkadaşınızşa birlikte bu yaşam savaşını verebiliyorsunuz. Korkudan kaçabilmek için takım halinde çalışmalısınız. Eğer ölürseniz, karakteriniz kontrol edebileceğiniz bir zombiye dönüşüyor – bu da seride bir ilk özelliği taşımaktadır.
  • Raccoon Şehrinin derinliklerine dalın ve yeni bölgeleri keşfedin.
  • Yeni ve daha güçlü silahlar, karakterlerin özel hareketleri ve özel eşyalar, birden fazla yol ve enjeksiyon silahını kullanarak diğer oyuncuları iyileştirebilme yeteneği

     

              

    Geçelim İncelemeye

     

    Capcom Nintendo ile yaptığı anlaşma ile yeni yapacağı Resident Evil serilerini bundan sonra Nintendo için hazırlayacağını duyurmuştu. Resident Evil serisinin doğup büyüdüğü platform olan hatta adına film yapılacak kadar bu oyunu popülerleştiren Playstation konsolundan daha çok çocuklara yönelik oyunlar yapan Gamecube versiyonuna geçmesinin altındaki sır hala çözülmüş değildir. Kimileri Playstation 2 için gücü yetmez şeklinde yorumlar yapsada işin gerçeği Nintendo firmasının pazarın büyüdüğünü farketmesi ve diğer oyun konsollarının satış grafiğine yaklaşmak istemesi için hit oyunları kendine bağlayıp pazarda söz sahibi olması, zaman içinde Playstation konsoluna Resident Evil benzeri oyunlar çıktı. Çoğu kendine iyi bir yer edindi kimi de basit bir kopya olmadan öteye gidemedi. Zaman içinde Dreamcast için yapılan Code Veronica adlı oyun Playstation 2 için piyasaya sürüldü ama eski oyunların yerini tutamadığı için fazla rağbet ve ilgi görmedi. Gün geldi Capcom firması Gamecube konsoluna çıkardıkları Resident Evil serisinin yanınada Playstation 2 için saçma ve çok zayıf Resident Evil oyunları çıkardı fakat fazla başarılı olamadı. Daha sonra online piyasına girerek Rezident Evil serisini online dünyasına taşımaya karar verdiler. Capcom online Resident Evil oyunun da başarılı oldu. Playstation 2 serisinde iyi satışlar yaptılar. Çok geçmeden oyunun ikincisi geldi. Şu sıralar sadece Japonya için satışta olan oyunun adı Bio Hazard Outbreak File 2.

    Oyun Capcom firmasının yapımcı isimlerinin geçtiği bir açılışla başlıyor. Capcom ilk olarak bu oyunda önceki online oyuna göre radikal bir değişikliğe gitmiş. Daha önce çıkan tek oyunculu modun senaryosu kısa olduğu için oyunculardan çok tepki görmüştü. Capcom bu kez eleştirileri dikkate almış ki bize online oyunun yanı sıra yeni bir Resident Evil oyunu yapmış. Oyunun ana menüsüne geldiğimizde Single Play, Network Play, Collection, Character Log, Options gibi ana başlıklar var, online kısımını test edemeyeceğimiz için tek oyunculu modu seçerek oyuna başlıyoruz. Oyuna girdiğimizde biri Training mode olmak üzere 5 tane ayrı bölümlerde geçen senaryolar karşılıyor. Bunlar Wild Things (hayvanat bahçesi), Underbelly (metro), Flashback (karanlık ve gizemli bir orman) son olarakta çok eskilerden hatrlayacağınız. Desperate Times (Resident Evil 2'den hatırlayacağınız, Racccon Police Departmant merkez binası) gerçekten Capcom tarafından hoş bir jest olmuş. Senaryoların hepsini çok fazla oynayamadım. Hepsi gerçekten bir çırpıda bitecek gibi değiller. Bulmacalar çok zor, ilk oyunun senaryolarından bile uzun tutmuşlar ve oyunu kaydetme şansıda vermişler.

     


     

    Senaryolardan birini seçip oyuna giriyoruz.Capcom yine bizi şaşırtıyor ilk oyunda var mıydı tam olarak hatırlayamıyorum ama yeni oyunda seçtiğiniz karakterin yanında yanınıza size yardımcı olabilecek iki karakter daha almanız gerekiyor. Oyunda eski karakterlerin yanında yenileri de eklenmiş. Örnek olarak; Metro görevlisi, Doktor, Gazeteci, Öğrenci bunun dışında ise eski karakterleri yine oyuna eklemişler. İstediğiniz karakterleri seçerek oyuna başlıyoruz. Oyun Japonca olsa da konuşmalar ve menülerin çoğu İngilizce senaryoları incelemeden önce oyuna getirilen yeniliklerden bahsetmek gerekirse ilk oyuna göre grafikler biraz daha elden geçirilmiş, zombilerin yapay zekası artırılmış öyle sizi ısırdıkları zaman belli bir müddet sonra bırakıyorlar ve yollarına devam ediyorlar. Ama bırakıp gitmeseler dediğiniz dakikalar bile olacak. Oyunda artık bir saldırıya uğradığınız zaman topallayarak gitmenin yanı sıra birde sürünme sistemi getirmişler oyuna sürünerek devam etmek çok zor. Virüs size bulaştığı zaman ekranın köşesindeki radardan yüzde olarak ilerlemesini görebiliyorsunuz. Oyun içinde virüs sadece ısırıkla bulaşmıyor çeşitli odalarda virüs havaya yayılmış bu odalarda fazla zaman kaybederseniz virüs yine vücudunuza girebiliyor.

    Çevreyle etkileşim çok fazla artık büyük bir su birikintisinde timsahların arasından yüzmeye çalışabiliyorsunuz. Zombilerin içeri girmemesi için kapıları tutabiliyorsunuz. Bunların birçoğu önceki oyunda vardı ama oyun elden geçirildiği için şimdi daha bir güzel gözüküyor. Saha önce yanınıza iki karakter aldığınızı söylemiştim bu iki karakterin fazla bir işe yaradığını söyleyemem deli gibi sağa sola koşturuyorlar. Sadece bir varil yada kutu itileceği zaman yardım edebiliyorlar. Yada sağlığınız kalmadığı zaman onlardan alabiliyorsunuz. Sağ analog tuşu ile komut verebiliyorsunuz ama hiç bir zaman dinlemiyorlar. Oyuna güçsüz bir karakter ile başladığınızda örnek olarak Metro görevlisi ile acayip yalpalıyor soluk soluğa kalıyor nefes vermesine kadar tüm hareketleri değişiyor. Biraz daha heyecan yaşamak istiyorsanız fena olmaz.

        

     

    Senaryoların hepsi birbirinden güzel hepsinde ayrı özellikler var fakat içlerinde hemen dikkati çeken hayvanat bahçesi bölümü gerçekten güzel olmuş konusu o kadar güzel ki tek başına ayrı bir oyun olarak bile çıkabilirdi. Oyuna girdiğinizde her şey normal gözüküyor. Hayvanat bahçesinin kapısından girene kadar. İçerde ki hayvanların kafesten kaçtığını nerden bileceksiniz bırakın kaçmayı bir de mutasyona uğramışlar ve bunların arasında böceğinden tutun kaplana, file kadar yanlış duymadınız tonlarca ağırlıkta mutasyona uğramış bir fil üstünüze öyle bir geliyor ki korkup kaçmamak elde değil tek güvenceniz hayvanat bahçesindeki müdüriyet binası içeri giriyorsunuz. Ve başlıyorsunuz etrafı incelemeye tam duvara yaklaştığınızda fil kafayı duvara koyduğu gibi içeri giriyor ve başlıyor kaçışmaca timsahlar, papağanlar tam bir kabus gibi oyunun diğer senaryoların da bu kadar ilginç sahnelere sahip grafikleri ve müzikleri için eski oyuna göre biraz daha geliştirmekle yetinmişler. Karakterler arası etkileşim daha güzel olabilirdi.

    Sonuç olarak bu sefer kaçırılmayacak bir Residet Evil oyunu çıkmış ortaya. Özellikle oyun yapısındaki etkileşim ve yenilikler bizi ekran başına bağlayabilecek cinsten oyunun yeni seriler ile devam edeceğinin habercisi türü sevenler için yeni bir heyecan.

     

    Oyunun Traileri için tıklayınız...  http://www.youtube.com/watch?v=kWHNwc8JgvM

    Kaynak:  www.videoyun.com 

  • Resident Evil Outbreak İnceleme(ps2)

     

     

     Nihayet özlem bitti ve Japonyada çok tutulan Biohazard: Outbreak`in İngilizce versiyonu: Resident Evil: Outbreak bizlerle buluştu. Resident Evil serisinde farklı bir yapıt olarak yer alacak Outbreak`in en büyük özelliği diğer Resident Evil oyunları gibi belli 2 karakter ve belli bir senaryo dahilinde ilerlememesi. Tabii senaryoları her zaman mükemmel olan Resident Evil serileri için bu birazcık kötü gibi gözüküyor. Ülkemizde maalesef oynayamayacak olsakta, bu ilk on-line Resident Evil oyunu. İnternet üzerinden sizin gibi 3 oyuncuya katılıp on-line oynamak ve birlikte kurtulmak için çaba vermek gerçektende güzel olmalı. Bizlerin bunu yaşayamayacak olması gerçektende kötü. Ayrıca on-line oynarken ölüpte zombi olmak bile mümkün. Oyunu single-player olarak oynamak isterseniz yanınızda her zaman 2 veya 3 bot karakter oluyor ve davranışlarının değişken olması azda olsa insanlarla oynuyormuşsunuz hissini veriyor. Tek eksileri sürekli boş boş konuşmaları.

      Resident Evil: Outbreak, Hunk`ın takımının William Birkin (Kendisine G-Virus enjekte edip mutasyona uğramış) tarafıdan katledilmesi, ve farelerin serbest kalan virüsü şehre yayması ile başlıyor. Kısacası oyun genel olarak Resident Evil 1`den sonra ve Resident Evil 2`den önce geçiyor. Daha öncede söylediğim gibi oyunun en büyük özelliği sabit karakter ve olaylara dayanmaması, ve diğer oyunlara gore daha özgür bir havada olması. Oyunda toplam 5 senaryo var, her senaryo bir diğerinden daha uzun ve zor. Ayrıca bu senaryoları oyunda bulunan 8 karakterden biri ile oynamamız mümkün. Seçtiğiniz karaktere gore senaryonun akışı azda olsa değişebiliyor.
         
             
              Belki de bu oyunla gelen en büyük yenilik, oynanış stili. Genel olarak eski Resident Evil oyunları gibi olsada, sizinle birlikte kurtulmaya çalışan kişiler ile sürekli yardımlaşma içersinde olmanız lazım. Topladığınız eşyaları paylaşmalı, yaralananlara yardım etmeli ve kurtulmak için sürekli bir çaba içersinde olmamız gerekiyor. Belkide Resident Evil serisinde bizi en çok geren oyun bu, çünkü artık virüs`ün bize bulaşma ihtimalide var. Oyunda sürekli ekranın sağ alt köşesinde virüsün bizi ne kadar ele geçirdiğini gösteren bir gösterge var. Bu gösterge %100`e ulaştığı zaman ölüyorsunuz. On-line oynarken ise zombi`ye dönüşüyorsunuz. Oyunu belkide zorlaştıran şeylerden birisi son derece limitli eşya taşıma kapasitesi. (Yoko karakteri hariç, sırt çantası olduğu için 8 eşya taşıyabiliyor) Karakterlerin sadece 4 tane eşya taşıma kapasiteleri var ve bu ilerki karışık bölümlerde puzzle`ları çözmek için gerekli eşyaları toplarken büyük zorluklar yaratabiliyor. Kontroller yine klasik Resident Evil tarzı, fakat solnalog ile karakterinizin yüzünü belli bir noktaya dönmeden istediğiniz yöne doğru koşabilmeniz gerçektende büyük bir kolaylık sağlıyor bunun dışında sağ analog ile diğer karakterlere gerekli ses komutlarını veriyorsunuz. Senaryoları oynarken eski Resident Evil`lar tarzı daktilo kullanarak save etme şansımız yok. Daktilolar hala var, ama save ederseniz save ettikten sonra oyundan çıkıyor ve load ettiğinizde o save dosyası gidiyor. Capcom bunu herhalde yapılan hataların düzeltilmemesi için yapmış. Bir yerde oyunu dahada zorlaştırıyor, bunun dışında eski sihirli sandıklarda yok artık. Neyiniz varsa üzerinizde taşıyacaksınız yada yere bırakacaksınız. Yere bırakılan eşyalar hiç bir zaman kaybolmuyor.
         
             
              Resident Evil: Outbreak`teki karakter modelleri ve texture`lar gerçekten belkide PlayStation2 oyunların en iyilerinden. Geniş alanlar, mükemmel ateş ve duman gibi efektler, ve son derece detaylı düşmanlar. Bunlar oyunun görsel olarak bide vaadettiklerinden sadece bir kaçı. Oyunun tamamı 3D, yani eski Resident Evil oyunlarındaki gibi Pre-Rendered arkaplanlar kullanılmıyor, ve arka planlar en az pre-rendered grafikler kadar detaylı ve kaliteli. Kamera açıları klasik Resident Evil tarzı, yani sabit fakat code veronica`daki gibi hereket ettiğimiz noktaya gore değişiyor. Oyundaki frame rate bu kadar grafik detayına rağmen çok iyi ayarlanmış ve 60fps`nin altına hiç düşmüyor. Tabiiki bu kadar güzelliğin bir bedelide var ve buda yükleme sürelerinin uzun olması.

    Klasik Residen Evil`ın bizi değşete düşüren sesleri geri dönüyor. Zombie`lerin hırıltıları, Licker`ların nefes alıp vermeleri, silah sesleri dahil olmak üzere herşey gayet güzel. Karakter seslendirmeleri ise orta derece ve oyun sırasında yanınızdaki bot karakterler çok gereksiz konuşup duruyorlar, bu bir eksi. Müzikler Resident Evil klasiğine dayansada çeşit biraz az ama açılış videosu ve son düşmanların müzikler gerçektende harika.
         


              
              Oyunda eski Resident Evil oyunlarından tanıdığımız bazı mekanları ziyaret ediyoruz. İkinci bölüm olan “Below Freezing Point” Resident Evil 2`deki Umbrella yer altı labarotuvarının ta kendisi, ve üçüncü bölüm olan Hive ise Resident Evil 3`deki hastanede geçiyor. Tabiiki ufak tefek değişiklikler olmuş bu mekanlarda ve oynanış çok değişmiş ama yinede bu eski mekanları ziyaret edip 3D olarak görmek hoş. Daha öncede dediğim gibi oyunun belkide en büyük eksisi uzun yükleme süreleri. Kapılardan geçerken bazen 10 saniye veya daha fazla yükleme süreleri ile karşılaşıyoruz. Özellikle 10 saniyelik bir ara sahnenin yüklenmesini 15 saniye bekleyip daha sonra oyunun yüklenmesini 10 saniye beklemek sinir bozabiliyor. Eğer PlayStation2 Hard Disk`ine sahipseniz böyle bir sorun yok, çünkü yüklemeler 1-2 saniyeye iniyormuş HDD desteği ile. Yinede oyuna kendinizi bir kere kaptırdınızmı yükleme sürelerini görmezden gelebiliyorsunuz. Oyunda 5 senaryo olması,
         
             
              Capcom`un GameCube ile yaptığı anlaşma nedeni ile klasik Resident Evil serilerinden mahrum kalan PlayStation2 kullanıcılarının bu oyundan daha iyi bir alternatifi yok gibi şu anda. Resident Evil: Code Veronica`yı bitirdiyseniz, Dead Aim hoşunuza gitmediyse bu oyun iyi bir alternaif olabilir size. 5 senaryoyu 8 karakter ile tekrar tekrar bitirmek tabiiki sıkıcı olacaktır ama oyun extra`lar ile dolu. Oyunun müzikleri, videoları, extra kortüm ve skinler, çizimler, resimler vs. vs. gibi şeyleri her bölümün sonunda bitiriş derecesine gore kazandığınız puanlar ile alabiliyorsunuz. Konusu her ne kadar biraz donuk ve diğer Resident Evil`lara gore ruhsuz gibi gelsede, Resident Evil: Outbreak bence iyi bir oyun.

     

    Oyunun traileri için tıklayınız..  http://www.youtube.com/watch?v=Q2o6TPWxaWM

    2. video için tıklayınız..   http://www.youtube.com/watch?v=qJ47JZ5oTNY  

     

    Kaynak:  www.xoyun.com.tr

    Resident Evil 4 inceleme-3

    Kaynak: www.adventuresoul.com

     

     

    Resident Evil 4’ün GameCube’de elde ettiği başarıdan sonra PlayStation 2’lerde boy göstermesi sadece zaman meselesiydi. Sonunda oyun birkaç eksisi ve yeni artıları ile PlayStation 2 için raflardaki yerini aldı. Ve son olarak bir buçuk yıl gibi uzun bir süreden sonra PC sahipleri de muradına erdi ve Resident Evil 4’ü bilgisayarlarında oynama fırsatını sonunda buldular. Alttaki inceleme PlayStation 2 versiyonu Resident Evil 4’e göre yapılmıştır.

    Yeni Bir Soluk

    Resident Evil 4’ün ilk giriş videosunda daha önceki oyunlarda yaşanan olaylar kısaca anlatılıyor. Spencer Konağı, Raccoon City ve virüs hakkında neler olup bitmiş kısaca öğreniyorsunuz. Fakat videoda geçmişi anlatmasına karşın Resident Evil 4’ün diğer oyunlarla tek bağlantısı ikinci oyundan yakından tanıdığımız Leon Kennedy oluyor. Çünkü artık ortada T – virüsü veya G – virüsü diye bir şey yok. Ayrıca zombi bekleyen arkadaşlar fazla ümitlenmesin. Onlar çoktan yok edildi. Oyunun konusu kısaca şöyle; Raccoon City’nin yok edilmesinin üzerinden altı yıl geçmiştir. Çaylak polis Leon artık Birleşik devletler başkanı için özel ajan olarak çalışmaktadır. Günün birinde başkanın kızı Ashley bilinmeyen kişiler tarafından kaçırılır. Ve hükümetin elindeki tek ipucu Ashley’in Avrupa’da, İspanya yakınlarında bir köyde görüldüğü bilgisidir. Ashley’i bulmak ve son görüldüğü kasabaya gitmek içinde kahramanımız Leon görevlendirilir. Leon köye giderken kendisine iki yerel polis eşlik eder. Üçü birlikte köye vardığında Leon çok geçmeden tuhaf bir şeylerin döndüğünü fark eder. Ashley’i sormak için daha ilk eve girerken Leon bir köylü tarafından anlamsız bir saldırıya uğrar ve diğer iki yerel poliste nehrin dibini boylar. Artık Leon’u tıpkı altı sene öncesinde Raccoon City’de olduğu gibi bir hayatta kalma savaşı beklemektedir. Üstelik karşısındakiler tek hücreli zombilerden çok daha akıllıdır. Oyunda ilerledikçe olayların arkasında Saddler adlı bir tarikat lideri ve “Las Plagas” adında yeni bir virüsün olduğu anlaşılır. Üstelik Ashley’e de virüsten bulaştırılmıştır. Bu gizli tarikatın tek amacı virüslü Ashley’i evine geri yollayarak Amerikan hükümetine gözdağı vermek ve istediklerini yapmaz ise tüm ülkeyi bu virüsle bulaştırmak yönündedir. Kötü adamı yenmek, virüsü yok etmek ve en önemlisi kızı kurtarmakta tabii ki karizmatik kahraman Leon’a düşer. Üstelik tanıdık yüzlerde Resident Evil 4’te sizlerle olacak.

    Oynanışta Devrim
    Resident Evil 4’ün şüphesiz en büyük yeniliği kontrollerdeki büyük değişim. Artık kamera sabit değil ve karakteriniz otomatik olarak kendisi nişan almıyor. Oyundaki kameralar artık hareketli ve Leon’un omzundan bakıyor. Leon ne tarafa dönerse kamerada o tarafa dönüyor. Yani sürekli önünüzü görüyorsunuz. Yön tuşları veya sol analog ile karakterinizi hareket ettiriyorsunuz. Sağ analog ile etrafınıza bakınabiliyorsunuz. Kareye basık tutarak ilerlediğinizde karakteriniz koşuyor. X tuşunuz ise aksiyon tuşunuz. Kapılardan bu tuş ile geçiyor, yerdeki nesneleri yine bu tuş ile topluyorsunuz. Üçgen tuşunuz haritanızı, start tuşu ile envanterinizi açıyorsunuz. Envanteriniz evrak çantası şeklinde ve az sonra bahsedeceğim satıcılardan envanterinizi para karşılığı büyütebiliyorsunuz. L1 + X kombinasyonu ile düşmanınıza bıçak ile saldırabilirsiniz. Bu bıçak oyunda sabit ve asla değiştiremiyorsunuz. Son olarak R1 tuşu ile nişan alıyorsunuz. Nişan aldıktan sonra X tuşuna basarak ateş ediyorsunuz. Nişan alma sistemi Ps2’ye alışık olmayanlar için biraz zor gelebilir. Ama ben bile alıştıysam sizlerde rahatça alışabilirsiniz. Zaten silahtan çıkan lazer nereye nişan aldığınız konusunda sizlere büyük yardımcı oluyor. Virüslü köylüleri mümkün olduğunca kafalarından vurmaya bakın. Onları öldürmemin en sağlam yolu bu. Ayrıca her Resident Evil oyunundan alışık olduğumuz ikinci karakter dördüncü oyunda da var. Oyunda kısa bir süreliğine de olsa başkanın kızı Ashley’i kontrol ediyoruz. Ashley silah kullanmadığı için bu bölüm biraz daha bulmaca ağırlıklı oluyor.

     

     

    Karakterler

    Leon Scott Kennedy.
    Yaşı 27.
    Amerika hükümeti için gizli ajan olarak çalışıyor.
    Bir zamanlar çaylak bir polis olarak zombilere karşı amansız bir mücadele veren Leon, şimdilerde başkanın kızını kurtarmaya çalışıyor.
    Resident Evil 4’ün başkarakteri.

     

     

    Ashley Graham.
    Yaşı 20.
    Bağlı olduğu bir birim yok.
    Kendisi başkanın kaçırılan kızı ve Leon tarafından kurtarılmayı bekliyor.
    Resident Evil 4’ün ikinci oynanabilir karakteri.

     

     

    Ada Wong.
    Yaşı 30.
    Albert Wesker için çalışıyor.
    Resident Evil 2’de Leon’a yardım eden ve ödlüğünü zannettiğimiz güzel bayan Ada, Plagas virüsünden örnek almak için Wesker tarafından görevlendirilmiş.
    Oyun esnasında sıkça Leon’un karşısına çıkıyor ve Separate Ways adlı bölümün başkahramanı.

     

     

    Luis Sera.
    Yaşı 28.
    Bir zamanlar köy civarında görevli yerel polislerdenmiş.
    Saddler ve tarikat için bir dönem çalışmış ve artık virüslü işlere bulaşmak istemiyor.
    Oyun esnasında sıkça Leon’un karşısına çıkıyor ve önemli bilgiler bırakıyor.

     

     

    Ramon Salazar.
    Yaşı bilinmiyor.
    Saddler’in Los Illuminados adlı tarikatı için çalışıyor.
    Kendisi Salazar kalesinin son varisi ve oyunun büyük düşmanlarından birisi.
    Kendisi ufak tefek ve bir çocuğu andırsa da, aslında çok zeki ve tehlikeli birisi. Yani boyuna bakıp aldanmayın.

     

     

    lord Osmund Saddler
    Yaşı bilinmiyor.
    Los Illuminados’un başı.
    Kendisi oyunun baş kötü adamı ve virüslü insanları kontrol edebiliyor. Ayrıca insanüstü güçlere sahip.
    Sıkça Leon’un karşısına çıkıyor ve oyunun sonunda karşılaşıyorsunuz.

     

     

     

     

     

    Yapay Zeka ve Bulmacalar
    Yapay zeka bakımından Resident Evil 4 gerçekten seri için devrim niteliğinde. Bu sefer karşınızdaki düşman çok zeki. Daha oyunun ilk başında köylülerin ne derece akıllı olduğunu anlıyorsunuz. Topluca saldırıyorlar, arkanızdan dolanıyorlar, yardım çağırıyorlar, üzerinize bomba bile atıyorlar. Hatta koşuyorlar bile. Yani şurada bekleyeyim teker teker gelirler bende öldürürüm durumu Resident Evil 4’te bulunmuyor. Siz orada beklerken ansızın camı kırarak içeriye dalan bir düzine köylü ile oyunu erken bitirebilirsiniz. Capcom yapay zeka bakımından iyi iş çıkartmış diyebilirim. Ben bu denli zeki bir düşmanı nadir olarak görürüm oyunlarda. Elbette bazen geri zekalıca davranabiliyorlar. Mesela uzakta duran bir köylü bazen sizi görse bile öylece orada durabiliyor ve siz ateş etseniz bile saldırmıyor. Ama iki adım yaklaşınca tüm akrabalarını yardıma çağırabiliyor. Ama bu ufak ayrıntılar pek göze batan cinsten değiller. Bu yüzden yapay zeka benden geçer not aldı. Bu arada, oyunda elbette köylüler dışında birbirinden ilginç yaratıklarda mevcut. Oyunun bir bölümünde çıkan ve kendini yenileyebilen “regenerator”lara dikkat edin derim. Oyundaki bulmacalarda diğer oyunlara göre ne yazık ki biraz düşüş var. Resident Evil 4’te etrafa bolca anahtar bulma bulmacası yerleştirilmiş. Bunlarda oyunun oynama süresini uzatmaya yönelik diyebilirim. Sadece bazı yerlerinde puzzle tarzı bulmacalar ile karşılaşmak mevcut. Dört şekli doğru sıraya koymak, bir ipucundan yararlanarak resimleri istenilen şekilde sıralamak gibi birkaç kafa gerektiren bulmacalarda oyunda mevcut. Özellikle Ashley ile oynarken bir bulmaca var ki oyunun en zor ama aslında kolay bir bulmaca diyebilirim. Kısacası bulmacalar bakımından fazla bir şey beklemeyin.

    Hazine Avcısı Leon
    Resident Evil 4’ün seriye getirdiği bir başka yenilik ise oyunda bir satıcı arkadaşımızın bulunmasıdır. Oyunda öldürdüğünüz köylülerden topladığınız paralar, bulduğunuz hazineler ve değerli eşyaları satıcı arkadaşımıza satarak silahlarınızı yenileyebilir, yeni silah, enerji vb. şeyler alabilirsiniz. Ayrıca diğer oyunlara göre zaten kocaman olan envanterinizi para karşılığında büyütebilirsiniz. Bu satıcı arkadaşımız oyunun her yerine yerleştirilmiş durumda. Yani tek bir yerde sabit değil, sürekli karşınıza çıkıyor. Bu adamı etrafta nasıl serbestçe gezebiliyor gerçekten merak ediyorum. Genel olarak bu satıcı biraz mantık dışı görünse de ( hatta bir yerde tezgahı bile var ) aslında çoğu zaman imdadınıza yetişebiliyor. Zaten bir Resident Evil oyununda illa gerçek dışı bir özellik bulunur. Diğer oyunlardaki sandıkları hatırlayın. A bölgesinde sandığa koyduğunuz bir eşyayı B bölgesindeki sandıktan rahatça alabiliyordunuz.

    Grafikler ve Sesler
    Capcom, Resident Evil 4’ü GameCube’den Ps2’ye geçirirken gerçekten iyi iş çıkartmış. Poligon sayısı ve detaylar biraz düşse de oyun Ps2’nin tüm gücünden yararlanıyor. Zaten GameCube versiyonunu oynamayanlar arkadaşlar için Ps2’deki grafikler onlara kusursuz gelecektir. Oyundaki çevre dizaynı göz kamaştırıcı, başkarakterler olmak üzere köylülerin bile modellenmesi harika. Özellikle oyun ilerledikçe değişen hava ve yağan yağmur çok başarılı yapılmış. Ara videolarda kanaatimce başarılılar. Sesler ve müziklerde bir o kadar iyiler. Seslerdeki tek eksi köylülerin birkaç kelime dışında fazla bir şey bilmemesi. Kısaca diyebilirim ki, oyun teknik bakımdan gerçekten çok başarılı.

    Separate Ways
    PlayStation 2’nin Gamecube’e attığı en büyük gol şüphesiz Separate Ways oluyor. Oyunu normal olarak bitirdikten sonra açılan Seprate Ways’te senaryoyu Ada’nın gözünden oynuyorsunuz ve serinin en büyük kötü kahramanı Albert Wesker’i görme şansına sahip oluyorsunuz. Seprate Ways’in toplam beş bölümden oluşuyor ve yaklaşık beş – altı saatlik oynama süresi bulunmakta. Bu yüzden Seprate Ways’te kayıt sistemi de mevcut. Bu bölüm için ayrı bir oyun bile diyebiliriz. Capcom Ps2 sahipleri için gerçekten iyi bir sürpriz yaptı Seprate Ways ile ve bende normal oyun bittikten sonra oynamanızı şiddetle tavsiye ederim.

    Sonuç
    Resident Evil 4, GameCube’den PlayStation 2’ye gerçekten çok iyi monte edilmiş. Capcom’u Ps2 sahiplerini böyle bir oyundan mahrum etmedikleri için teşekkür ve tebrik ederim. Dileriz PC versiyonu da Ps2 kadar güzel ve başarılıdır.

    Resident Evil 3 Nemesis İnceleme(ps1)

    Başarılı seri Resident Evil’in üçüncü oyunu olan Nemesis, 2000 yılının sonlarında doğru oyun dünyasında raflardaki yerini aldı. Üstelik başrolde ilk oyunun güzel kahramanı Jill Valentine var. Baştan söylemekte fayda var, Resident Evil üçüncü oyun ile kalitesini bir kez daha göstermiş oldu.

    Neler Yaşanmıştı
    Serinin üçüncü oyunu ikinci oyunun on iki saat öncesi ve sonrasını ele alıyor. Güzel kahramanımız Jill Valentine Raccoon ormanındaki kötü macerasından şehre geri dönmüştür. Fakat şehre gittiğinde Spencer konağındaki patlamanın virüsü yok etmediğini, aksine tüm şehre bulaştığını görür. Umbrella şirketinin virüsü hala yok etmediğini gören Jill, S.T.A.R.S kuvvetlerinden de ayrılır. Jill tek başına virüsün kökünü bulmaya karar verir. İlk seriden tanıdığımız bir başka kahraman Chris Redfield’te Umbrella’nın Avrupa’daki merkezine araştırmak için Avrupa’ya gitmiştir. Hatırlayacağınız üzere ikinci oyunda kız kardeşi Claire Redfield abisini bulmak için şehre gelmişti ve bulamamıştı. Sonuç olarak Jill’i uzun ve zorlu bir macera bekliyor olacak. 
    Hatırlarsanız seride iki karakter kontrol ediyorduk. İkinci oyunda ayrı CD’lerde oynadığımız karakterler üçüncü oyunda yine tek bir CD içinde. Jill’in oyun boyunca Carlos Oliveira adında
    Umbrella kurtarma timi üyesi genç Latin asıllı arkadaş eşlik edecek. Carlos ayrıca kısa bir sürede olsa Jill’in yan karakteri konumunda.
     
    Nemesis
    Oyuna ilk olarak sokaklarda başlıyoruz. Zombileri öldüre öldüre ilerlerken Raccoon Polis merkezine varıyoruz. İşte tam bu esnada kötülerin kötüsü, canavarların canavarı Nemesis ile tanışacaksınız. Kendisi yanlış giden bir projenin ürünü ve S.T.A.R.S üyelerini öldürmekle görevli. Nemesis S.T.A.R.S üyelerinin peşinde çünkü Umbrella’nın başı S.T.A.R.S ile epey dertte. Ama Nemesis projesi gerçek amacından sapmıştır ve durdurulamaz bir canavara dönüşmüştür. Jill’de taze emekli olmuş bir S.T.A.R.S üyesi olduğu için Nemesis onunda peşindedir. Hiç ölmeyen, omzunda bir bazuka taşıyan ve dudaklarından “Staaaars” dışında başka kelime dökülmeyen bu arkadaşımız sizlerin oyun boyunca en büyük kâbusu olacaktır. 

     

     

    Image Jill Valentine
    Yaşı 23
    S.T.A.R.S Alpha takımından
    Genç, güzel ve tek başına ölümün yürüyen şekline baş kaldırmakta.
    Birinci oyunun kahramanı, üçüncü oyunun başkahramanı.
    Image Carlos Oliveira
    Yaşı 21
    Umbrella Kurtarma Timinden
    Güçlü, yakışıklı, karizmatik ve yetenekli bir asker
    Jill’in yan karakteri.
    Image Nicolai Ginovaef
    Yaşı 35
    Umbrella Kurtarma Timinden
    Kurtarma timinin lideri ve gizlice pis işler çeviriyor
    Asık suratı ve çevirdiği dümen ile ilk oyunun kötüsü Wesker’a benzetilebilir
    Image Mikhail Victor
    Yaşı 45
    Umbrella Kurtarma Timinden
    Kendisi Rus ve sağlam sinirlere sahip. Oyunda sadece bir kez karşılaşacaksınız
    Jill ve Carlos’u kurtarmak için kendisini Nemesis’in üzerine atarak el bombasının pimini çekiyor.
    Image Nemesis
    Resident Evil serisinin en sevilen ve kötü canavarı
    Kendisi oyun boyunca sürekli peşinizde olacak. Yeri gelecek kaçacaksınız, yeri gelecek savaşacaksınız. Küçük çaplı silahlar ile üzerine boşuna gitmeyin. Nemesis yere düştüğünde üzerini mutlaka arayın. Hediyeleri vardır belki size.

     

     

    Zombi Yine Aynı Zombi

    Oyunun başkahramanlarını tanıttıktan sonra sıra geldi kötülerine. Bildiğiniz gibi serinin sempatik düşmanları zombiler. Çıkardıkları sesler, kollar havada topallayarak yürümeleri ile artık bizleri pek korkutmasa da onları yeniden görmek çok güzel. Eskilerden yine köpekler ve kargalarda bizlerle. Onlarda artık serinin kadrolu canavarları sayılır. Peki yeni kimler var ? Hemen tanıtayım. İlk olarak böceksi görünümlü canavarlar var. Oldukça çirkin yaratıklar ve tavanda gezmeyi seviyorlar. Birde yeni avcımız var. Kendileri kurbağaya benziyor ama oldukça tehlikeliler. Sonuçta onlara avcı boşuna denilmiyor. Düşük enerji ve az cephane ile kahramanlık taslamaya kalkışmayın derim. Son olarak oyunda iki kere karşılaşacağınız dev bir solucan var. İğrenç görünümü ve kocaman ağzı ile aslında öldürülmesi kolay bir yaratık. Bunların dışında yaratıklar bakımından başka bir yenilik yok. Oyunun temeli Nemesis’e dayandığı için zaten fazla kalabalığa gerek yok. Aman geliyor, şuradan atlayacak kaçalım derken diğer canavarları pek umursayacağınızı pek sanmam.
     
    Kendi Cephaneni Kendin Yap

    Resident Evil serisini en zor seviyesinde ve “hilesiz” olarak oynuyorsanız cephanenin ne kadar önemli olduğunu bilirsiniz.  Genellikle az bulunurlar ve dengeli kullanıma epey özen gösterilir. Üçüncü seride cephanenin yanında bu sefer barutta toplayacaksınız. Oyunda çeşit çeşit barut mevcut, envanterinizde bulunan karışım makinesi ile isterseniz patlayıcı, isterseniz asitli cephaneler üretebilirsiniz.  İlginç ve hoş bir yenilik olmuş. Kendi cephaneni kendin yap herhalde buna denir.

    Grafikler ve Sesler

    Grafikler bakımından üçüncü oyunda bayağı bir gelişme var. İlk olarak ilk iki oyundan daha yüksek bu demektir ki daha net ve kaliteli grafikler. Çevre tasarımlarına da bu sefer epey özen gösterilmiş. Daha canlılar ve daha detaylılar. Karakter modellemeleri de daha iyi. Köşeli karakterler tam olarak giderilmese de gözle görülür bir gelişme mevcut.  Seslendirmelerde oldukça iyi, özellikle Nemesis’in “staaaars” diye haykırışı tüylerinizi diken diken etmeye yeter. Müziklerde Resident Evil’e yakışır cinsten. Klasik gerilimli Resident Evil müziği desek yalan olmaz. Kısacası teknik bakımdan üçüncü oyun ilk iki oyuna göre bir hayli gelişme göstermiş.
     
    Kontroller, Envanter ve Bulmacalar
    Oyundaki kontrollere genel olarak bakacak olursak pek bir değişiklik yok diyebiliriz. Eğer ilk iki oyunda zorluk çekmediyseniz üçüncüde de zorluk çekmezsiniz. Kontrollere ek olarak sağ sola kaçma amaçlı yan adım tuşları eklenmiş. Bir örnek ile açıklayacak olursam; diyelim Nemesis size bazukası ile ateş etti. İşte siz yan tuşları kullanarak rahatça roketten kurtulabilirsiniz. Veya üzerinize bir şey hızla geliyor, hemen yan adım tuşları ile ondan sıyrılabilirsiniz. Bu yenilik bazı durumlarda gerçekten hayat kurtarıcı olabiliyor.
    Envanter sistemi klasik Resident Evil envanter sistemi olarak karşımıza çıkıyor yine. Maksimum sekiz nesne taşıyabiliyoruz. Durum böyle olunca hatırlayacağınız gibi yine her yerde bulunan sandıklar yetişiyor imdadımıza. Sandıklara dilediğiniz nesneyi bırakıp dilediğinizi geri alabilirsiniz. Envanterinizde bolca sağlık paketi veya bitki bulundurmayı unutmayın. Çünkü oyun esnasında Nemesis’sin nereden çıkacağı hiç belli olmuyor. Daima tetikte olmanızı öneririm. Nemesis demişken onunla karşılaşınca karşınıza çıkan yenilikten bahsetmek istiyorum. Nemesis karşınıza çıkınca oyun bir anda yavaşlıyor ve karşınıza iki şık çıkıyor. Bu şıklarda birini seçerek yapacağınız hamleyi seçiyorsunuz. Bunu bir örnekle pekiştirecek olursam; Bu yenilik ilk olarak sizlere polis merkezinin önünde karşınıza çıkacak.  Nemesis karşınıza çıktığında oyun size onunla savaşmak mı, yoksa merkeze girmek mi diye soracak. Bir başka yerde ise Nemesis karşınıza çıktığında ister onu köprüden aşağıya itebilirsiniz, isterseniz kendiniz atlayabilirsiniz. Bu özelliğe bir nevi dönüm noktası da diyebiliriz. Yapacağınız bu hamleler senaryoyu etkilemese de gideceğiniz yerleri ve karşılaşacağınız kişileri etkiliyor. Yani Resident Evil 3’ü farklı yollardan bitirmek mümkün. 
    Oyunun macera öğeleri ne yazık ki pek fazla bulunmamakta, ilk Resident Evil ve üçüncü oyunun bulmacaları yönünden dağlar kadar fark var diyebilirim. Üçüncü oyundaki bulmacaları genellikle anahtar bulmak veya şifre bulmak oluşturuyor. Bu şifreleri de topladığınız belgelerde rahatça öğrenebilirsiniz. Belgeleri ve günlükleri mutlaka okuyun. Çünkü Resident Evil’in arka planındaki, yani esas virüs konusu hep o belgelerde yazıyor. Neler yaşanmış, virüs nasıl bu hale gelmiş falan hep o belgelerde.

    Sonuç

    Eğer Resident Evil 3 oynayacağınız ilk Resident Evil oyunu olursa seveceğinizden eminim. Fakat ikinci oyunu oynayanlar için oyunun içeriği pek doyurucu gelmeyebilir. Çünkü iki CD, dört karakterden tek CD ve iki karaktere inilmiş. Ama bu demek değildir ki oyun kötü değil. Sadece ikinciye göre bir hayli kısa. Ama sırf Nemesis’i görmek için bile almanızı öneririm.

     

    Oyundan görüntüler için tıklayınız.. http://www.youtube.com/watch?v=ZqJdXvFyRNE

    2.  bir video için tıklayınız..  http://www.youtube.com/watch?v=XlyTCcgSe5g

     

    KAYNAK: www.adventuresoul.com